ABD ve İsrail’in, İran’daki enerji altyapılarına yönelik kapsamlı bir saldırı planı üzerinde çalıştığı öne sürüldü. ABD merkezli CBS News’e konuşan kaynaklar, olası operasyonun şimdiye kadarki en sert saldırı planlarından biri olabileceğini iddia etti.
Kaynakların aktardığı bilgilere göre, hedefler arasında enerji santralleri ve rafineriler gibi kritik altyapı noktalarının bulunabileceği belirtildi.
ABD’li yetkililere dayandırılan bilgilere göre, İsrail tarafının olası operasyon konusunda bilgilendirildiği ve Washington ile koordinasyon halinde hareket ettiği öne sürüldü.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın saldırı planına ilişkin henüz kesin bir talimat vermediği ifade edildi. Konunun Camp David’de gerçekleştirilen kabine toplantısında ele alındığı, bazı Beyaz Saray yetkililerinin ise olası saldırıya karşı çıktığı iddia edildi.
İddialara göre olası operasyon kapsamında İran’ın enerji üretim kapasitesini etkileyebilecek tesislerin hedef alınması değerlendiriliyor.
ABD’li bazı kaynaklar, daha önceki saldırılarda askeri ve sivil kullanıma açık bazı altyapı noktalarının vurulduğunu belirtirken, yeni saldırı planında enerji tesislerinin ön plana çıktığını aktardı.
İsrailli bir kaynağın açıklamalarına göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Trump ile yaptığı görüşmede İran’a yönelik askeri seçenekleri değerlendirdiği öne sürüldü.
Bu seçenekler arasında İran’ın lojistik hatlarına yönelik operasyonların da bulunduğu iddia edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda İran’ın enerji altyapısının da hedef alınabileceği yönünde mesajlar vermişti.
Trump, İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini belirterek, Tahran yönetiminin müzakere masasına dönmemesi halinde enerji tesisleri ve stratejik altyapıların hedef alınabileceğini ifade etmişti.
İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi ise ülkenin altyapısına yönelik herhangi bir saldırı olması halinde bölgedeki diğer altyapı noktalarının da hedef alınabileceği uyarısında bulunmuştu.
Bölgede artan gerilim nedeniyle uluslararası kamuoyu, ABD ve İsrail cephesinden gelecek olası kararları yakından takip ediyor.