Ailenin daha yaşlı bireylerinin uyması gereken kuralların dışında kalan bir yaşam sürüyorlardı. Örneğin, başkaları için sosyal medya kullanımı yasakken, iki prenses kardeş özel yaşamlarını sosyal medya üzerinden özgürce paylaşabiliyordu.
Ancak her şey bir anda değişti; eski Prens Andrew'un kızları Eugenie ve Beatrice, babalarının işlediği korkunç suçlar ve aileye getirdiği utanç nedeniyle dışlanmaya başladı.
İlk olarak Prenses Eugenie bu durumdan etkilendi. Babasının Epstein skandalına karışması ve unvanlarını kaybetmesinin ardından, Eugenie kraliyet ailesini temsil ettiği kölelik karşıtı yardım kuruluşundaki görevinden ayrılmak zorunda kaldı.
Eski Prens Andrew (şu anki adıyla Andrew Mountbatten-Windsor) ile Sarah Ferguson'un küçük kızı olan Eugenie, yedi yıl boyunca Uluslararası Kölelik Karşıtı Derneği'nin himayesinde görev yaptı.
Yardım kuruluşu, basına yalnızca "Yedi yıl sonra, York Prensesi Eugenie'nin himayesi sona erdi" şeklinde kısa bir açıklama yaptı.
Andrew, yalnızca cinsel suçlamalarla değil, aynı zamanda ülke sırlarını Epstein’a sızdırmakla da suçlanıyor. İki sessiz prensesin annesi Sarah Ferguson, yıllar önce Andrew'dan boşanmış olmasına rağmen onunla birlikte kraliyet konutunda yaşamaya devam etti ve Epstein ile yakın ilişkiler içinde olduğu biliniyor.
Yayınlanan belgelerde, Sarah Ferguson’un da Epstein ile samimi yazışmalarının bulunduğu görülüyor.
Kraliyet ailesi, bu bağlantılar bilinse de uzun süre Andrew hakkında sessiz kalmayı tercih etti ve herhangi bir adım atmadı. Ancak belgelerin ortaya çıkmasıyla birlikte Andrew aileden uzaklaştırıldı.
Tüm bu olaylarda hiçbir suçu olmayan Eugenie ve Beatrice kardeşler, anne babalarının utancı yüzünden bedel ödemek zorunda kaldı. Eugenie (35) ve Beatrice (37) için kraliyet ailesi, haziran ayındaki Royal Ascot veya Kraliyet Geçit Töreni'ne katılamayacakları bilgisini verdi.
Kardeşlerin bu duruma şoke oldukları ve anneleri ile babalarının eylemlerinin sonuçlarından dolayı büyük bir üzüntü yaşadıkları bildiriliyor.