Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2025 yılına ilişkin ekonomik görünümü sosyal medya üzerinden paylaştığı infografiklerle değerlendirdi. Şimşek, yıl boyunca mali disiplinin güçlendiğini, enflasyonun gerilediğini ve makro finansal istikrarın arttığını belirtti. Ayrıca cari açığın sürdürülebilir seviyelere gerilediğini, dış finansman ihtiyacının azaldığını ve ekonominin ılımlı bir büyüme performansı sergilediğini ifade etti.
Güçlenen Mali Disiplin
Bakan Şimşek’in paylaştığı infografiklere göre, bütçe açığı milli gelire oranla düşmeye devam etti. 2023’te yüzde 5,1 olan bütçe açığının 2024’te yüzde 4,7’ye gerilediği, 2025’te ise yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğü belirtildi. Kamu borcunun milli gelire oranı ise bu yıl için yüzde 24,6 seviyesinde öngörülüyor; bu oran gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 73,4, gelişmiş ülkelerde ise yüzde 110,2 seviyesinde bulunuyor.
Kamuda tasarruf önlemleri de sürdürülüyor. Taşıt, bina kullanımı, haberleşme ve kırtasiye gibi harcamaların bütçe içindeki payı 2014-2023 döneminde ortalama yüzde 4,6 iken, 2024’te yüzde 3,1’e, 2025’te ise yüzde 3’e düşmesi bekleniyor. Deprem harcamaları bu hesaplamalara dahil edilmedi.
Enflasyon ve Fiyat İstikrarı
2025 yılı boyunca enflasyonda gerileme gözlendi. 2023 sonunda yüzde 64,8 olan yıllık enflasyon, 2024 sonunda yüzde 44,4’e, Kasım 2025 itibarıyla ise yüzde 31,1’e düştü. Temel mal, gıda ve hizmetler enflasyonunda da düşüş trendi izlendi. Bu veriler, ekonomik istikrarın ve fiyat kontrolünün güçlendiğini gösteriyor.
Cari Açık ve Dış Finansman
Bakan Şimşek, sürdürülebilir cari açığa ve dış finansman ihtiyacındaki düşüşe dikkat çekti. Cari açığın milli gelire oranı 2023’te yüzde 3,6 iken, 2024’te yüzde 0,8’e geriledi ve 2025’te yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Brüt dış finansman ihtiyacı ise 2023’te milli gelire oranla yüzde 21,2 seviyesindeyken, 2025’te yüzde 16,7’ye düştü.
Orta ve uzun vadeli dış borç çevirme oranı reel sektör için Ocak-Mayıs 2023 döneminde yüzde 70 iken, Haziran 2023-Ekim 2025 döneminde yüzde 151’e yükseldi. Bankacılık sektörü için ise aynı dönemde yüzde 97’den yüzde 186’ya çıktı. Bu artış, dış finansmana erişimde sağlanan kolaylığı gösteriyor.
Üretim ve İhracat
İmalat sanayinde yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünlerin ihracat içindeki payı artış gösterdi. 2021 yılında yüzde 36,4 olan pay, 2024’te yüzde 41’e ve Kasım 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yüzde 43,1’e yükseldi. Bu gelişme, sanayi ihracatının teknoloji yoğunluğu açısından ilerlediğini ve katma değer yaratıldığını ortaya koyuyor.
Ilımlı Büyüme ve İşsizlik
2025’in ilk üç çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 3,7 oranında büyüdü. Önceki yıllarda büyüme oranları sırasıyla 2023’te yüzde 5, 2024’te yüzde 3,3 olarak gerçekleşmişti. İşsizlik oranı 31 aydır tek haneli seviyelerde seyrederken, reel kesim güveninde de artış gözlendi. Ekonomik büyümenin verimlilik kaynaklı olduğu infografiklerde vurgulandı.
Makro Finansal İstikrar
Rezervlerdeki artış ve kur korumalı mevduat (KKM) sisteminden çıkış süreci dikkat çekti. 26 Mayıs 2023’te 98,5 milyar dolar olan brüt uluslararası rezervler, 26 Aralık 2025 itibarıyla 193,9 milyar dolara yükseldi. Swap hariç net rezervler ise eksi 60,5 milyar dolardan artıya geçerek 67,3 milyar dolara ulaştı. KKM bakiyesi Mayıs 2023’te 130 milyar dolar seviyesindeyken, Aralık 2025 itibarıyla 0,2 milyar dolara geriledi. Türk lirasına olan güvenin arttığı ve lira mevduatının toplam mevduat içindeki payının yüzde 36,3’ten yüzde 61,1’e çıktığı belirtildi.
Ülke Riski ve Dış Borçlanma Maliyetleri
Türkiye’nin ülke risk primi (CDS) son 7,5 yılın en düşük seviyesine indi. Mayıs 2023’te 703 baz puan olan CDS, Aralık 2025’te 204 baz puana düştü. Hazine’nin dış borçlanma maliyetlerinde de gerileme gözlendi; 5 yıllık eurobond faizi Mayıs 2023’te yüzde 11,3 iken, Aralık 2025 itibarıyla yüzde 5,4’e geriledi.
Toplam borçluluk oranı düşük seviyede seyrederken, kamu, reel sektör, finansal kuruluşlar ve hane halkı toplam borcu gayrisafi yurt içi hasılaya oranla yüzde 94 olarak gerçekleşti. Bu oran, gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 237, dünya genelinde ise yüzde 311 seviyesinde bulunuyor.
