Bilim insanları, canlıların doğal hareketleri sırasında tek tek beyin hücrelerini görüntüleyebilen ve aynı zamanda bu hücreleri harekete geçirebilen yeni nesil bir mikroskop geliştirdi. Sadece 5 gram ağırlığındaki başa takılabilir cihazın, nöroloji ve beyin araştırmalarında önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.
Colorado Üniversitesi Anschutz ve Boulder kampüslerinden araştırmacılar tarafından geliştirilen Opto2P-FCM isimli cihaz, geleneksel mikroskopların karşılaştığı hareket kısıtlamasını ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Geleneksel iki fotonlu mikroskoplar, yüksek çözünürlüklü görüntüleme sağlamasına rağmen araştırmalarda kullanılan canlıların hareketsiz kalmasını gerektiriyordu. Yeni geliştirilen sistem ise bu sınırlamayı aşarak canlıların doğal davranışlarını sürdürürken beyin hücrelerinin incelenmesine olanak tanıyor.
Bilim insanları, cihaz sayesinde tek tek nöronların çalışma biçimini gerçek zamanlı olarak takip edebiliyor.
Yeni mikroskobun en önemli özelliklerinden biri, özel olarak tasarlanan çift yollu optik sistemi oldu. Bu sistem sayesinde cihazın bir bölümü yüksek kaliteli görüntüleme yaparken, diğer bölümü ise belirlenen sinir hücrelerinin ışık yoluyla uyarılmasını sağlıyor.
Optogenetik yöntemle çalışan bu teknoloji, araştırmacıların yalnızca beyin hücrelerinin aktivitelerini izlemelerine değil, aynı zamanda belirli hücreleri aktive ederek oluşan tepkileri incelemelerine imkan veriyor.
Araştırmacılar, geliştirilen cihazın özellikle Alzheimer, Parkinson ve epilepsi gibi sinir sistemi hastalıklarının nedenlerinin anlaşılmasında önemli katkılar sağlayabileceğini belirtiyor.
Uzmanlara göre, beyin devrelerinin nasıl çalıştığını anlamak için yalnızca nöronların faaliyetlerini gözlemlemek yeterli değil. Belirli hücrelerin kontrol edilmesi ve tüm sinir ağı üzerindeki etkilerinin ölçülmesi de büyük önem taşıyor.
Optica dergisinde yayımlanan çalışmayla tanıtılan cihaz üzerinde çalışmalar devam ediyor. Araştırma ekibi, gelecekte daha hafif, daha küçük ve daha geniş görüş alanına sahip yeni modeller geliştirmeyi amaçlıyor.
Fizikçi, mühendis ve sinirbilimcilerin ortak çalışmasıyla ortaya çıkan bu teknoloji, hareket özgürlüğü sağlayan yapısıyla beyin araştırmalarında yeni bir araştırma döneminin kapısını aralayabilir.