Dünya'nın 24 saatlik gün döngüsünün kalıcı olarak değişebileceği düşüncesi ilk başta bilim kurgu gibi görünse de, araştırmacılar bu sürecin halihazırda devam ettiğini ifade ediyor. Gezegenin kendi ekseni etrafındaki dönüşü yavaşlıyor; bu da günlerin giderek uzadığı anlamına geliyor. Ancak, bu durum yakın gelecekte hissedilecek bir değişiklik anlamına gelmiyor. Sosyal medya üzerinde yayılan bazı viral içerikler, uzun vadeli bilimsel gerçekleri kısa bir süre içinde gerçekleşecekmiş gibi göstererek kafa karışıklığına neden oluyor. Aslında bu değişim, günlük yaşamda fark edilemeyecek kadar yavaş bir şekilde ilerliyor. Sürecin tamamlanması yüz milyonlarca yıl alacak ve mevcut saat sistemlerimiz ya da takvimlerimiz üzerinde herhangi bir etkisi olmayacak.
Dünya'nın dönüşü giderek yavaşlıyor ve bu eğilim, 24 saatlik günün çok uzak bir gelecekte 25 saate ulaşabileceği anlamına geliyor. Ancak bu uzama için yaklaşık 200 milyon yıl geçmesi gerekiyor. Dönüş hızındaki yavaşlamanın başlıca nedeni, Ay'ın gelgit etkilerinin yarattığı sürtünmedir. Bu etki, gün süresini her yüzyılda yaklaşık 1,7 milisaniye uzatmaktadır. Uzun vadede belirgin bir yavaşlama gözlemlense de, atmosfer koşulları ve buzul erimeleri gibi faktörler kısa vadede dönüş hızında küçük dalgalanmalara yol açabiliyor.
Dünya'nın dönüş hızını etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
Bu faktörler, milyarlarca yıl boyunca birikerek günlerin uzamasına sebep olmaktadır. Geçmişte günlerin bugünkünden daha kısa olduğu bilinmektedir; dinozorlar döneminde bir gün yaklaşık 23 saat sürüyordu.
Böyle bir değişim, biyolojik saatlerimizi de ciddi şekilde etkileyebilir. İnsan vücudu ve birçok canlı, uyku düzeninden hormon salgılarına kadar pek çok süreci yöneten 24 saatlik sirkadiyen ritme göre çalışmaktadır.
Sirkadiyen ritimler, 24 saatlik gün döngüsüne uyum sağlayacak şekilde evrimleştiği için gün uzunluğundaki değişimler biyolojik sistemlerde uyumsuzluk yaratabilir. Araştırmalar, gece vardiyası, jet lag veya düzensiz uyku gibi durumların bu ritmi bozarak metabolik sorunlar, ruh hali problemleri ve kalp hastalığı riskini artırabileceğini göstermektedir. Günlerin gerçekten uzaması durumunda, canlıların zamanla evrimsel süreçlerle uyum sağlaması mümkün olsa da, bu uyum süreci oldukça yavaş ve zorlayıcı olacaktır.