Carolyn Bessette Kennedy’nin stilinden bahsederken genellikle 90'ların minimalizmine atıfta bulunuyoruz. Ancak onu ayıran unsurlar yalnızca saten elbiseler veya düz kesim dış giyimler değil. Asıl önemli olan, görünümünü nasıl tamamladığıdır.
Bugün modada öncelik, logolardan ziyade malzeme kalitesine, trendlerin geçiciliğinden çok parçaların kalıcılığına veriliyor. Bu bağlamda Bessette Kennedy’ye dönmek, bir nostalji arayışı değil, daha sakin ve sürdürülebilir bir stil anlayışına olan ihtiyacın bir yansımasıdır. Onun kıyafetlerinde aksesuarlar, dikkat çekmekten ziyade denge sağlamak amacıyla kullanılıyordu.
LoaferMaskülen çizgili loafer ayakkabılar, onun stilinde adeta bir üniforma işlevi görüyordu. Denim pantolon, düz paça pantolon ya da midi etekle kombinlenebiliyordu. Bu ayakkabılar “cool” bir görünümden ziyade, konforlu ve sade bir görünüm sunuyordu. Çorapla giyildiğinde daha şehirli, çorapsız giyildiğinde ise yazlık bir hava katıyordu. Her iki seçenek de farklı stillere uyum sağlıyordu.
TaçSaçları geriye almak pratik bir tercih olabilir. Ancak bu, onun stilinin vazgeçilmez bir parçasıydı. Kaplumbağa kabuğu taç, yüzü çerçeveliyor ve görünümü sadeleştiriyordu. Bu küçük ayrıntı, genel silüeti daha derli toplu gösteriyordu.
Oval GözlükDar, koyu camlı oval gözlükler, onun günlük stilinin belirleyici unsurlarındandı. Günümüzde yeniden popülerlik kazanan ince çerçeveler, bu formun ne kadar zamansız olduğunu gözler önüne seriyor. Büyük ve dramatik modeller yerine, daha minimalist bir seçenek her zaman daha güvenilir bir tercih olmuştur.
Minimal Mücevherİnci küpeler, ince bilezikler veya sade kolyeler, genellikle tek bir parça ile görünümü şık hale getirmeyi sağlıyordu. Bu yaklaşım hala geçerliliğini koruyor çünkü dengeyi sağlıyor. Mücevherler, görünümü domine etmek yerine sadece tamamlayıcı bir rol üstleniyor.
Carolyn Bessette Kennedy’nin tarzını günümüze uyarlamak için büyük bir değişiklik yapmaya gerek yok.