CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, kamulaştırmaya dair yapılan kararlarla ilgili olarak, "Doğrudan tespit ettiğim 32 taşınmazın sağlıkla ilişkili olduğunu gördüm" şeklinde bir değerlendirmede bulundu.
Arslan, 17 Mart 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı doğrultusunda 27 ildeki 55 taşınmaz ve üzerindeki yapıların özelleştirilmesiyle ilgili yaptığı incelemeleri kamuoyuyla paylaştı.
Bu 55 taşınmazı parsel bazında detaylı bir şekilde incelediğini belirten Arslan, 32 tanesinin hastane, sağlık tesisi, dispanser, doğumevi, sağlık ocağı gibi sağlıkla ilişkili niteliklere sahip olduğunu ifade etti.
Arslan, özelleştirme kapsamındaki taşınmazların yalnızca boş arazilerden oluşmadığını, listede hastane binaları, dispanserler, doğum evleri, sağlık ocakları, spor salonları gibi çeşitli yapıların bulunduğunu vurguladı.
Resmî Gazete'deki kararda, özelleştirmeden sağlanacak gelirin, giderler düşüldükten sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yeni sağlık tesislerinin finansmanında kullanılmak üzere Hazine’ye aktarılacağına dair ifadeye dikkat çeken Arslan, bu durumun kendi içinde bir çelişki barındırdığını belirtti.
Arslan, "Bir yandan mevcut sağlık alanlarını özelleştirirken, diğer yandan bu gelirle sağlık yatırımları yapacağınızı söylemek açık bir çelişkidir. Bu, kamuya ait varlıkların nakde çevrilmesidir" şeklinde konuştu.
Arslan, bu yaklaşımın sağlık yatırımı modeli olmadığını, kamuya ait taşınmazların paraya çevrilmesine yönelik bir model olduğunu ifade etti. "Planlama değil, günü kurtarma anlayışıdır" dedi.
Sağlık hakkının Anayasa ile güvence altına alındığını hatırlatan Arslan, devletin görevini yerine getirerek yurttaşların sağlığını koruması gerektiğini belirtti. Ancak mevcut durumun, sağlık hizmetlerinin ticari bir anlayışla yeniden şekillendirildiğini gösterdiğini vurguladı.
Bu kararın geri alınmaması durumunda yetkinin Özelleştirme İdaresi’nde olacağını belirten Arslan, sürecin yalnızca mülkiyet devriyle sınırlı olmadığını, planlama ve imar yetkilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ekledi.
Son olarak Arslan, bu durumun yalnızca bugünü değil, aynı zamanda gelecekte bu alanların neye dönüşeceğini de etkilediğini ifade etti.