Mobil
Genel

Diyanet’ten 'Eskort Skandalı' Açıklaması: 'Hatalar Doğaldır

5 Nisan 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, 'eskort skandalı' ile ilgili olarak, insanın bulunduğu her ortamda hataların yaşanabileceğini ifade etti.

Usulsüzlük İddiaları TBMM Gündeminde

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Avusturya Türk İslam Birliği (ATİB) bünyesindeki usulsüzlük iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) ele alındı.

Kamuoyunda "Eskort Skandalı" olarak bilinen olayla ilgili, derneğin elde ettiği yüz binlerce avronun kayıt dışı harcandığı öne sürülmüştü.

Skandalın Doğrulanması

BirGün gazetesinde yayımlanan bilgilere göre, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, TBMM'de katıldığı komisyon toplantısında bu skandalı onayladı.

2019 yılında yaşanan olayın 2025 yılında gündeme getirildiğini ifade eden Karaca, "2025 yılında gündeme gelmiş olan ama 2019 yılında Başkanlığımıza ulaşan bir şikâyet üzerine, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından soruşturma başlatıldı ve olaya karışan tüm personelin görevine son verildi" şeklinde konuştu.

Diyanet, konuyla ilgili gerekli idari ve disiplin işlemlerinin yapıldığını açıkladı.

Karaca, Diyanet'in bu konuda bir soruşturma gerçekleştirdiğini belirterek, "Her aşamada idari ve disiplin hükümleri açısından gereken tüm işlemler yapılmıştır" dedi. Ayrıca, skandal ile bağlantılı olan kurumla olan ilişkilerin kesildiğini de vurguladı.

Sistemin düzgün çalıştığını savunan Karaca, "İnsanların olduğu her yerde bazı hataların olabileceğini kabul ediyoruz. Ancak bu hatalar tespit edildiğinde, üstünün kapanması veya benzeri bir durum asla söz konusu olamaz" ifadelerini kullandı.

Olayın Ayrıntıları ve Tepkiler

Diyanet İşleri Başkanlığı'na ait usulsüzlük iddiaları, kamuoyunda büyük tepkilere neden oldu.

Kamuoyunda "Eskort Skandalı" olarak anılan olayın arka planında, dernek gelirlerinin önemli bir kısmının eğlence mekanları ve "eskort hizmetleri" için kullanıldığı iddiaları bulunmaktaydı.

Harcamaların, denetimden kaçmak amacıyla "imamların oturum izni giderleri" gibi kalemler aracılığıyla sisteme işlendiği öne sürülüyor.

Bu iddialar arasında, harcamaların gizlenmesi için farklı yolların kullanıldığı da yer alıyor.