Cumhurbaşkanlığı kararıyla yürürlüğe giren eşel mobil sistemi sayesinde, bazı petrol ürünlerinde meydana gelebilecek fiyat artışlarının yüzde 75’ine kadar olan kısmı akaryakıt üzerindeki özel tüketim vergisinden (ÖTV) karşılanacak. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile birlikte, “Eşel mobil sistemi nedir, akaryakıt fiyatlarına nasıl bir etkisi olacaktır?” gibi sorular gündeme geldi. Küresel piyasalarda referans alınan brent petrol fiyatları, son zamanlarda Ortadoğu’daki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle artış göstermeye başladı. Bu durum, daha önce uygulanan eşel mobil sisteminin tekrar devreye alınmasını zorunlu kıldı. İşte sistemin detayları…
Yeni uygulama kapsamında 2 Mart tarihi esas alınacak. Bu tarihten sonra petrol ürünlerinde fiyat artışları yaşanması durumunda, artışın en fazla yüzde 75’lik kısmı ilgili ürünlerin ÖTV'sinden düşülerek karşılanacak. Belirlenen azami ÖTV indirimleri; benzinde litre başına 14,8277 TL, motorinde 13,9006 TL ve LPG’de kilogram başına 11,3830 TL olarak belirlendi.
Fiyatlarda düşüş yaşanması halinde ise, bu indirim oranının en fazla yüzde 75’i kadar ÖTV artışı uygulanabilir. Ancak bu artış, 2 Mart tarihinde belirlenen ÖTV seviyesinin üzerine çıkamaz.
Örneğin, akaryakıt fiyatlarında 10 liralık bir artış gerçekleşirse, bunun sadece 2,5 lirası doğrudan pompaya yansıyacak, geri kalan 7,5 liralık kısım ise vergi düzenlemesi ile telafi edilecektir.
Uluslararası petrol fiyatlarındaki ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların etkisini azaltmak amacıyla hayata geçirilen bu sistemle, akaryakıt ve LPG fiyatlarındaki artışların büyük bir kısmı ÖTV ve buna bağlı KDV'den feragat edilerek karşılanacak. Böylece bütçeden önemli ölçüde feragat edilse de, enflasyonla mücadele kapsamında fiyat artışlarının tüketiciye daha az yansıması hedeflenmektedir.
Son dönemlerde akaryakıt fiyatlarının döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle sık sık değişmesini engellemek için, akaryakıt fiyatlarındaki artışların ÖTV'den otomatik bir şekilde karşılanarak pompa fiyatlarının sabit tutulması sağlanmaktadır. Örneğin, benzin fiyatı 30 kuruş arttığında, benzindeki ÖTV 30 kuruş düşürülerek pompa fiyatı sabit kalmaktadır.
Ancak, akaryakıt üzerinden elde edilen ÖTV gelirlerinin toplam vergi gelirleri içindeki payı göz önüne alındığında, artan akaryakıt fiyatlarının sürekli olarak ÖTV ile karşılanması zorlaşmaktadır. Bu nedenle, zaman zaman eşel mobil sistemi dolayısıyla yaşanan vergi kaybını telafi etmek amacıyla yüksek ÖTV ayarlamaları yapılabilmektedir. Böylece, akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmaları önleme işlevi kısa sürede yerine getirilmektedir.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya üzerinden eşel mobil sistemi ile ilgili açıklamalarda bulundu:
Şimşek, "Jeopolitik gelişmelerin ekonomiye olan etkilerini sınırlamak amacıyla, kamu maliyesinde dezenflasyonu önceliklendiren önemli bir adım attık. Geçici olduğunu düşündüğümüz petrol fiyat şokunun etkilerini azaltmak için eşel mobil sistemini geçici olarak devreye alıyoruz ve akaryakıttaki fiyat artışlarının yüzde 75'lik kısmını vergilerden karşılıyoruz" ifadelerini kullandı.
Şimşek, "Mali disiplinden ödün vermeden dezenflasyonu desteklemeye devam edeceğiz" diye ekledi.
Eşel mobil kavramının kökeninin, 1800'lerin başında Fransa'da buğday fiyatlarının düştüğü dönemlerde dışarıdan tahıl alımını zorlaştırmak amacıyla geliştirildiği düşünülmektedir. Türkçe'de "hareketli ölçek" olarak ifade edilen bu kavram, dış ticarette vergilerin iç pazara göre değişimini anlatmaktadır.
İlerleyen dönemlerde bazı Avrupa ekonomileri, özellikle savaş sonrası süreçte benzer sistemleri uygulamıştır. Zamanla bu sistemlerin çoğu terk edilmiştir. Türkiye'de ise 2018 Mayıs ayında yürürlüğe giren eşel mobil sistemi, döviz kurlarındaki ve petrol fiyatlarındaki artışların akaryakıt fiyatlarına yansımasını sınırlayan bir mekanizma olarak işlev görmektedir.
Uygulamada, akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşılık olarak ÖTV'nin düşürülmesiyle pompa fiyatı kontrol altında tutulmaktadır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na göre bu yaklaşım sayesinde, Türk lirasının değer kaybettiği ve finansal piyasalardaki dalgalanmaların yüksek olduğu bir dönemde, akaryakıt fiyatlarının ekonomide yarattığı geniş çaplı etkiler kontrol altına alınmıştır. Enflasyon üzerindeki baskılar önemli ölçüde azaltılmıştır.