İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF), Gazze'de işlenen savaş suçlarını incelemek amacıyla oluşturulan bağımsız uluslararası girişim "Gazze Mahkemesi"nin 26 Ekim 2025 tarihinde İstanbul'da açıkladığı Nihai Karar'ı ilk önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a takdim etti.
ICYF tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, ICYF Başkanı Taha Ayhan, Gazze'deki ağır insan hakları ihlalleri ve soykırım suçlarıyla ilgili hazırlanan Gazze Mahkemesi (Gaza Tribunal) Nihai Kararı'nı 9 Ocak Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunmuştur.
Görüşme sırasında, Gazze Mahkemesi Vicdan Jürisi tarafından hazırlanan Nihai Karar, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a aktarılmış ve Gazze'de yaşanan olaylarla ilgili uluslararası sivil toplumun değerlendirmeleri ile adalet çağrıları iletilmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Gazze’deki soykırıma karşı gösterdiği ilkesel duruş ve adalet vurgusu dolayısıyla teşekkür edilmiştir.
Gazze Mahkemesi Vicdan Jürisi, 26 Ekim 2025'te İstanbul'da açıklanan Nihai Karar'da, işgalci devletin ve bu süreçte yer alan işbirlikçilerinin, devam eden soykırım ve buna bağlı ağır uluslararası suçlardan sorumlu oldukları sonucuna ulaşmıştır.
Kararda, "Açlığın silah olarak kullanılması, ekokırım, konutların ve yaşam alanlarının yok edilmesi, sağlık altyapısının hedef alınması, gazetecilere ve eğitim kurumlarına yönelik saldırılar, sivil yaşamın sistematik olarak ortadan kaldırılması" gibi eylemlerin uluslararası hukuka göre ağır suçlar teşkil ettiği vurgulanmıştır.
Gazze Mahkemesi Nihai Kararı'nın ilerleyen süreçte, uluslararası toplantılarda, Birleşmiş Milletler oturumlarında ve ulusal parlamentolarda ele alınması hedeflenmektedir.
Üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenecek etkinliklerde kararın tartışılması ve kamuoyunda farkındalık yaratılması amaçlanmaktadır.
Mahkeme süreci boyunca toplanan deliller ve tanık ifadeleri, uzman hukukçular tarafından derlenerek Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) nezdinde devam eden hukuki süreçlerde kullanılmak üzere ilgili mercilere iletilecektir.
Gazze Mahkemesi Başkanı ve eski Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Raportörü Prof. Dr. Richard Falk, Gazze Mahkemesi jüri kararının açıklanmasının ardından, Gazze'de yaşananların yalnızca bölgesel bir kriz değil, aynı zamanda küresel vicdan ve uluslararası hukuk açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etmiştir.
Falk, Gazze Mahkemesi'nin Londra'da başlayan, Saraybosna'da ilkesel çerçevesi oluşturulan ve İstanbul'da nihai aşamaya ulaşan sürecinin, uluslararası toplumun artık göz ardı edemeyeceği bir ahlaki ve hukuki kayıt oluşturduğunu belirtmiştir.
Ayrıca Falk, Gazze'de devam eden suçların sona erdirilmesi ve sorumluların adalet önüne çıkarılması konusunda çağrıda bulunmuştur.
Gazze Mahkemesi, başkanlığını uluslararası hukuk profesörü Falk'ın üstlendiği, uluslararası hukukun Gazze bağlamında etkin bir şekilde uygulanamaması ve cezasızlığın derinleşmesi karşısında, küresel sivil toplum tarafından Kasım 2024'te Londra'da kurulmuş bağımsız bir halk mahkemesi girişimidir.
Gazze Mahkemesi'nin yürütme ve danışma komitelerinde, saygın uluslararası akademisyenler, önde gelen uluslararası hukukçular ve sivil toplum hareketlerinden tanınmış isimler bulunmaktadır.
Mahkeme süreci çerçevesinde 26-29 Mayıs 2025 tarihlerinde Saraybosna'da ilk ana duruşmalar gerçekleştirilmiştir. Bu dört gün süren oturumlara yaklaşık 800 kişi katılmış ve 55 hukukçu, akademisyen, uzman ve mağdur tanık, Gazze'deki ihlallere dair sunumlar yapmıştır. Saraybosna oturumları, Gazze Mahkemesi'nin etik, hukuki ve metodolojik çerçevesinin oluşturulduğu temel aşama olmuştur.
23-26 Ekim 2025 tarihlerinde İstanbul'da Gazze Mahkemesi'nin nihai oturumu yapılmıştır. İstanbul Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen bu dört günlük oturumlara yaklaşık 3 bin kişi katılmıştır. Bu süreçte, 70 uzman ve mağdur tanık, yüz yüze ve çevrim içi oturumlarda dinlenmiş, tanıklıklar canlı yayınlar ve kayıtlı oturumlarla uluslararası kamuoyuna ulaştırılmıştır.
Gazze Mahkemesi sürecinde ayrıca, Witness Eye platformu tarafından yürütülen belgeleme çalışmaları kapsamında toplanan görsel ve yazılı tanıklıklar ile deliller de mahkeme kayıtlarına dahil edilmiştir.
Witness Eye aracılığıyla toplamda 100'den fazla mağdur tanık ve uzman, Gazze'deki ihlallere dair kapsamlı delil ve tanıklık sunmuştur.