Kadınlar için doğum kontrol yöntemleri
Doğum kontrol hapları kadındaki yumurtlama ve döllenmeyi engeller.
Her gün düzenli olarak alınması gerekmektedir.
Eğer düzenli olarak kullanılırsa başarısız olma ihtimali yok denecek kadar azdır.
Rahim ve yumurtalık kanseri gibi hastalalıklara karşı koruyucu bir etkisi vardır.
Negatif bir özellik olarak cinsel yolla bulaşabilen enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu, klamidya gibi) korumaz!
Doğum kontrol hapları gibi günlük değil 3 ayda ir kalçadan yapılacak enjeksiyon ile korunma yöntemidir. Sadece progesteron içerirler.
3 aylık iğneler gibi kalçaladan enjekte edilirler. Ancak her ay yapılması gerekir. 3aylık iğnelerden farklı olarak östrojen ve progesteron içerirler.
Ön kol derisinin altına yerleştirilmektedir. Ve 3 yıl gibi uzunca bir süre progesteron salgılayıp gebeliği engellemektedir.
Cilde yapıştırılarak 3 hafta boyunca koruma görevi görür sonra bir hafta çıkarılır.
Kadınlarda tüplerin bağlanması ile açık ameliyatlatla kalıcı olarak korunulur. Geri dönüşü yoktur. Yani Tüplerin bağlanması ile kadın kalıcı olarak kısırlaştırılmış olur.
İçinde hormon veya bakır içeren plastikten yapılmakta olan maddedir. Doktor tarafından takılmaktadır. Döllenmekte olan yumurtanın rahim içerisine gitmesini engeller.
Poliüretandan yapılmaktadır. Halka şeklindedir ve vajinaya ilişkiden 8 st önce takılması gerekir.
Erkeklerin doğum kontrol yöntemleri
Sperm taşıyıcı tüpler bağlanır.
Hem cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma yöntemidir. Hem de doğum kontrol yöntemidir. Ancak latekse alerjisi olanlar tarafından kullanılamaz. Prezervatifin ten teması sağlamaması dezavantajıdır.
Dışarıya boşalma (ejakülasyon) yöntemi de genellikle doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmaktadır. Ancak bu yöntem yüzde yüz etkili değildir. Cinsel ilişki sonrasında her ne kadar vajina içine boşalma olmadığı düşünülse de ilişki esnasında boşalmadan önce çıkan spermlerden gebelik olabilir.