Türkiye'de her 13 kişiden biri, glokom nedeniyle görme sinirinin ilerleyici hasarına uğramaktadır. Genellikle 40 yaş üzerindeki kişilerde daha sık görülen bu hastalık, ailesinde glokom öyküsü olanlarda ise 7 kat daha fazla risk taşımaktadır.
Glokom, sinsi bir şekilde ilerler ve erken dönemde belirgin bir belirtisi olmayabilir. En yaygın türü olan açık açılı glokom, görme alanında belirgin bir hasar oluşana kadar genellikle hiçbir belirti göstermez. Bu nedenle, glokomun erken teşhisi için yılda bir kez göz muayenesi yapılması oldukça önemlidir.
Aile öyküsü olanlar daha fazla risk altındadır. Glokomun tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybı ve körlük gibi ağır sonuçlara yol açabileceği unutulmamalıdır. Glokom hastalığının belirti verebileceği durumlar arasında sabahları baş ağrısının artması veya gece ışıkların etrafında haleler görülmesi yer alır. Bu belirtiler göz içi basıncın yükseldiğini işaret edebilir.
Glokom, gözdeki sıvı dengesinin bozulmasıyla gelişir. Normalde gözde üretilen aköz sıvı, gözden dışarı atılır. Ancak bu sıvının dışarıya çıkışı engellenirse, göz içindeki basınç artar ve görme sinirleri hasar görür.
Erken tanı, kalıcı görme kaybını engellemenin tek yoludur. Ailesinde glokom öyküsü bulunan kişilerin göz tansiyonu kontrolünü daha sık yapması önerilir.