2026 yılı itibarıyla bankalar, bireysel müşterilere yönelik olarak yeni hizmet ücretleri uygulamaya başladı. Bu değişimin arkasında düşen faiz marjları ve artan operasyonel maliyetler bulunuyor.
Yeni dönemde en yaygın görülen kesinti, inaktif hesap yönetim ücreti olarak öne çıkıyor. Eğer vadesiz hesap 30 gün boyunca hareketsiz kalır ve bakiye belirlenen limitin (örneğin 5.000 TL) altına düşerse, bankalar ücret talep ediyor.
Uzun yıllar önce kaldırılan hesap işletim ücreti, şimdi farklı adlarla yeniden gündeme geldi. Özellikle içinde az miktarda para bulunan hesaplar bu durumdan etkileniyor.
FAST sistemi artık dinamik tarifelere tabi hale geldi. Bankalar, mesai saatleri içerisinde düşük ücretler talep ederken, akşam, gece ve hafta sonu işlemleri için daha yüksek ücretler uyguluyor.
Mobil uygulamalarda ücret bilgileri genellikle küçük puntolarla gösterildiği için kullanıcılar bu durumu fark edemeyebiliyor.
Bankalar, yıllarca "otomatik ödeme talimatı ver, EFT/havale ücretsiz" söylemleriyle müşteri kazanmışken, bu muafiyetleri daraltmaya başladı. Hesap hareketleri ve kart harcamaları için gönderilen SMS bildirimleri bazı bankalarda artık ücretli hale geldi.
Pek çok müşteri, bakiyesinin düştüğünü fark etmiyor. 15, 20 veya 35 TL'lik kesintiler gözden kaçabiliyor.
Tüketici Hakem Heyetleri, açık onay olmadan yapılan kesintilerin iadesi yönünde karar verebiliyor. İade talebinde bulunmak için gereken işlemler oldukça basit.
Komisyon yükünü azaltmak adına bazı stratejiler mevcut. Dijital bankacılığa geçiş, yılda 2.000-3.000 TL arasında tasarruf sağlamaktadır.
Bankalar, Aralık 2025'te "Hizmet Sözleşmemiz Güncellenmiştir" başlığıyla e-posta ve SMS gönderdi. Çoğu kullanıcı, bu metinleri okumadan onayladığından dolayı masrafsızlık koşulları değişmiş oldu.