Tangsiri, sosyal medya platformu X aracılığıyla yaptığı paylaşımda, “Yüce liderin direktiflerine yanıt olarak, düşmanımıza en büyük darbeyi indireceğiz ve Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutma stratejimizi sürdüreceğiz” şeklinde ifadelerde bulundu.
Bu açıklama, İran’ın yeni dini liderinin göreve başlamasının ardından Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulması gerektiğini vurguladığı ilk konuşmasının hemen sonrasında geldi. İran lideri, ülkesinin “düşmanın işlediği suçların intikamını alacağını” da belirtmişti.
ABD Başkanı Trump, petrol fiyatlarının artmasının Amerikan ekonomisi açısından gelir artışı sağladığını ifade etti.
Trump, başkanlık görevindeki önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu belirterek, “İran’ın Orta Doğu’yu ve hatta dünyayı yok etmesine izin vermeyeceğiz” şeklinde görüş bildirdi.
Bu gelişmeler ışığında petrol fiyatları, 'kritik eşik' olarak görülen varil başına 100 doların üzerine yeniden çıktı. Fiyatlar, birkaç gün önce Trump’ın savaşın yakında sona ereceğini açıklamasının ardından düşüş göstermişti.
Tahran, ayrıca Washington ile herhangi bir müzakereye girmeyeceklerini de duyurdu.
Uluslararası ticaret uzmanları, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalmasının sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda tarım ürünleri, metaller ve sanayi ürünleri tedarikini de olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Uzmanlar, bu durumun küresel ekonomi açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor. Analistler, mevcut savaşın sonucu ne olursa olsun Hürmüz Boğazı’nın artık 'kalıcı risk bölgesi' haline gelebileceğini ifade ediyor.
Bu durum, dünya ekonomisini enerji güvenliği, alternatif tedarik yolları oluşturma ve stratejik rezervleri artırma konusunda yeni arayışlara yönlendirebilir.
Mevcut göstergeler, savaş sonrasında dahi Hürmüz Boğazı’nın küresel piyasalarda belirsizlik yaratan en önemli unsurlardan biri olmaya devam edeceğine işaret ediyor.