Bu saldırılar sonucunda 64'ü çocuk 274 Filistinli hayatını kaybetti. Tanıklar, yaşadıkları dehşeti "bir anda gelen kıyamet" olarak nitelendirdi.

İsrail ordusu, Gazze'nin orta kesimindeki çeşitli noktalara kara, hava ve denizden eş zamanlı saldırılar düzenledi. Saldırılar sırasında sokaklar ve yollar cesetlerle doldu, her yerde kan vardı. Filistinli Umm İslam el-Assar, bu anları "Kıyamet gününün dehşeti gibiydi" sözleriyle anlattı.

Filistinliler, saldırıların ani ve uyarısız olduğunu belirtti. Umm İslam, "Kardeşimin evi de hedef alınan evlerdendi. Ev, eşi ve 6 kızının üzerine yıkıldı" dedi. Herkes ne yapacağını bilemeden sokaklara koştu.

Doğal Yollarla Kolesterolü Dengeleme Doğal Yollarla Kolesterolü Dengeleme

Nuseyrat katliamına tanıklık eden Umm Beşar, "Her yer kan ve cesetlerle doluydu. Genç-yaşlı masum insanlar yaralandı" dedi. Filistinli kaynaklar, İsrail özel kuvvetlerinin Gazze'deki 4 İsrailli esiri kurtarmak için kapalı nakliye kamyonları ve sivil araçlarla Nuseyrat Mülteci Kampı'na sızdığını belirtti.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, saldırıdan saatler sonra yaptığı açıklamada, İsrail özel kuvvetlerinin Nuseyrat'a yardım kamyonlarıyla girmediğini iddia etti. Ancak, Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, 8 Haziran'daki saldırılar sırasında 64'ü çocuk, 57'si kadın 274 Filistinli öldü ve 698 kişi yaralandı.

İsrail ordusu, gerçekleştirdiği kanlı katliamın ardından kademeli olarak Nuseyrat'a yönelik bombardımanını durdurdu. Ancak, saldırıların etkisi uzun süre hissedilmeye devam etti. Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinliler, bu katliamın yarattığı travmayla başa çıkmaya çalışıyor.

Nuseyrat katliamı, Gazze'de yaşayan Filistinliler için büyük bir acı kaynağı oldu. İsrail ordusunun düzenlediği saldırılar, masum sivillerin hayatını kaybetmesine ve birçok ailenin dağılmasına neden oldu. Bu tür olayların tekrarlanmaması ve barışın sağlanması için uluslararası toplumun adım atması gerekmektedir.

Editör: Kader GÜL