İstanbul’da sonbahar göçünün başlamasıyla birlikte Küçükçekmece Gölü çevresinde dikkat çeken bir çevre sorunu ortaya çıktı. Tahtakale bölgesinde göç yolculuğundaki 100’ün üzerinde leylek ölü bulundu, en az 8 yaralı leylek tespit edildi.
Yapılan incelemelerde ölümlerin önemli bölümünün, kuşların gece konaklamak için kullandığı demiryolu hattındaki elektrikli katener sisteminden kaynaklandığı belirlendi.
Leylekler gündüz saatlerinde göç ederken akşamları dinlenmek ve geceyi geçirmek için uygun alanlara konuyor. Küçükçekmece çevresindeki sulak alanların kuşlar açısından önemli bir beslenme ve konaklama bölgesi olması nedeniyle demiryolu hattındaki direk ve teller de leyleklerin kullandığı alanlar arasında yer alıyor.
Ancak elektrik yüklü katener sistemine temas eden kuşlar akıma kapılarak hayatını kaybediyor. Bölgede yapılan saha çalışmalarında çok sayıda ölü leyleğin yanı sıra yaralı kuşlar da bulundu.
Kuş gözlemcisi Erdem Kuruca’nın aktardığı bilgilere göre, her yıl yaklaşık 900 bin ila 1,3 milyon leylek İstanbul üzerinden Avrupa ile Afrika arasında göç ediyor.
Leyleklerin göç sırasında termal hava akımlarından yararlanması, İstanbul Boğazı’nı Avrupa ile Afrika arasındaki en önemli geçiş güzergâhlarından biri haline getiriyor. İlkbaharda Avrupa’ya doğru kuzey kesimlerden geçen kuşlar, sonbahar göçünde ise daha çok İstanbul’un güney hattını kullanıyor.
Sonbahar göçünün eylül ortalarına kadar devam etmesi beklenirken, ardından yırtıcı kuşların göç hareketliliği başlıyor.
Uzmanlara göre toplu ölümlerin ortaya çıkmasında yalnızca elektrik hatları değil, kuşların doğal yaşam alanlarındaki değişimler de etkili olabilir.
İstanbul’da sulak alanların azalması ve yapılaşmanın artması, leyleklerin beslenme ve konaklama için daha az insan bulunan alternatif bölgelere yönelmesine neden oluyor. Tahtakale’deki demiryolu hattının hemen yanında bulunan sulak alanın leylekler açısından önemli bir beslenme noktası olduğu belirtiliyor.
Yetkililer, önceki yıllarda da bölgede benzer ölümlerin yaşanmış olabileceğini, ancak bu durumun kamuoyuna yansımamış olabileceğini değerlendiriyor. Bu yıl yaşanan yoğunluğun ise olası bir göç güzergâhı değişikliğiyle bağlantılı olabileceği üzerinde duruluyor.
Ölümlerin tespit edilmesinin ardından TCDD ekipleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar personeli, akademisyenler ve kuş gözlemcileri bölgede çalışma başlattı.
İlk aşamada leyleklerin elektrikli bölümlere konmasını engellemek amacıyla demiryolu hattına özel plastik aparatlar yerleştirildi. Uzun bacaklı ve büyük gövdeli leyleklerin de engellenebilmesi için daha yüksek koruyucu ekipmanlar hazırlanarak riskli noktalara monte edildi.
TCDD ekiplerinin, leyleklerin bölgeye yoğun olarak geldiği 18.00-20.00 saatleri arasında katener aracıyla saha kontrolü yaptığı ve kuşları tehlikeli noktalardan uzaklaştırarak daha güvenli alanlara yönlendirmeye çalıştığı belirtildi.
Kuş gözlemcileri, sorunun yalnızca İstanbul’daki tek bir demiryolu hattıyla sınırlı olmadığını vurguluyor. Elektrik iletim ve dağıtım hatlarının ülke genelinde göçmen kuşlar açısından ciddi risk oluşturabileceği belirtiliyor.
Erdem Kuruca, özellikle leyleklerin yanı sıra nesli tehlike altında bulunan bazı yırtıcı kuşların da elektrik hatlarından zarar gördüğüne dikkat çekerek riskli bölgelerin tespit edilmesini istiyor.
Kuruca, elektrik dağıtım şirketleri, TCDD, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket edeceği ülke çapında bir koruma programı oluşturulması gerektiğini savunuyor. Bu amaçla başlatılan imza kampanyasına yaklaşık 10 bin kişinin destek verdiği belirtiliyor.
Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tuba Kılıç Karcı da Türkiye’nin süzülerek göç eden leylek, pelikan, şahin, akbaba ve kartal gibi kuş türleri açısından önemli bir yaşam alanı olduğunu belirtti.
Karcı, elektrik çarpmasının kuşlar için başlıca tehditlerden biri olduğuna dikkat çekerek elektrik direklerinin yalıtılması ve tehlikeli hatların belirlenmesi gibi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Uzmanlara göre kalıcı çözüm için yalnızca mevcut hatlara sonradan önlem eklenmesi yeterli değil. Elektrik hatlarının planlanmasından direk tiplerinin belirlenmesine ve güzergâh seçimlerine kadar tüm sürecin kuşların göç ve yaşam alanları dikkate alınarak tasarlanması gerekiyor.
Bölgede kısa vadede kuşların konmasını engelleyen aparatlar, günlük saha kontrolleri ve aktif uzaklaştırma çalışmaları uygulanırken, uzun vadeli çözüm için bilimsel araştırmalar da yürütülüyor.
Uzmanlar, leyleklerin göç ve konaklama davranışlarında önceki yıllara göre değişiklik olup olmadığını, güvenli konaklama alanlarının nasıl artırılabileceğini ve kuşları tehlikeli altyapıdan uzaklaştıracak sistemlerin geliştirilmesini araştırıyor.
İstanbul’da yaşanan toplu leylek ölümleri, göçmen kuşların korunması için enerji ve ulaşım altyapısının doğal yaşamla birlikte planlanmasının önemini bir kez daha gündeme getirdi.