Mainz Üniversitesi Tıp Merkezi'nde gerçekleştirilen bir araştırma, çevresel stres faktörlerinin etkisinin büyük ölçüde göz ardı edildiğini ve özellikle yaşlı bireyler ile sosyoekonomik açıdan dezavantajlı gruplar üzerinde daha fazla olumsuz etki yarattığını ortaya koydu. Alman Kardiyoloji Derneği (DKG) verilerine göre, kalp yetmezliği tanısı almış hastaların neredeyse yarısı ilk altı yıl içinde hayatını kaybetmektedir. Hastalığın kronik seyrinin, önleme stratejilerinin önemini yeniden vurguladığı ifade ediliyor.
Genelde yüksek tansiyon, aşırı alkol tüketimi, tip 2 diyabet ve obezite gibi unsurlara odaklanılırken, çevresel koşulların etkisi uzun bir süre göz ardı edilmiştir. Çalışmanın başındaki Dr. Omar Hahad, çevresel risk faktörlerinin yaygınlığına dikkat çekerek, "Bu faktörlere nüfusun büyük bir kesimi gün boyunca ve gece, işte veya spor yaparken sürekli maruz kalıyor. Bu yüzden etkisi çok dramatik" ifadesini kullandı.
DKG'den Prof. Dr. Christoph Maack, kalbe zarar veren çevresel unsurları "hava kirliliği, gürültü, ışık kirliliği, içme suyundaki kirleticiler ve iklim değişikliğiyle artan aşırı sıcaklıklar" şeklinde sıraladı.