Mobil
Kobi

KOBİ'lerde Büyüme Yerine Dayanıklılık Süreci Başladı

2 Mart 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Kar etmeyen işlerden ayrılmak, fiyatlandırma konusunda cesaret kazanmak, süreçleri basitleştirerek verimliliği yükseltmek ve nakit akışını hızlandırmak önemlidir.

KOBİ'lerde Stratejik Planlama Üzerine Önemli Gözlemler

Günümüzde Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) stratejik planlarını yenilemeleri ve bunları operasyonel uygulamalarla doğrudan ilişkilendirmeleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye'deki KOBİ'lerin stratejik planlama anlayışına eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşan danışman Bülent Yüce, işletmelerin büyük bir kısmının hala gerçek anlamda stratejik planlama yapmadığını ifade ediyor. Yüce, mevcut durumu, "Türkiye'deki KOBİ'lerin çoğu, stratejik plan değil, dilek listesi hazırlıyor. Ekonomik dalgalanmalar derinleştiğinde bu planlar ilk etkilenen unsurlar oluyor" şeklinde tanımlıyor. Ayrıca, bugünkü koşullarda stratejik plan yenilemenin zorunlu hale geldiğini vurguluyor.

KOBİ'lerin stratejik planlama süreçlerinde güncel ekonomik koşullar göz önünde bulundurulmalıdır.

Stratejik Revizyonun Temel İlkeleri

Bu revizyonun üç ana ilkeye dayanması gerektiğini belirten Yüce, ilk olarak büyüme hedeflerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yüce’ye göre artık "Ne kadar büyüme hedefliyoruz?" sorusu yerine "Hangi senaryolarla hayatta kalabiliriz?" sorusu gündeme gelmeli. Döviz, faiz oranları, talep daralması ve tedarik riskleri gibi unsurları içeren en az üç senaryo hazırlanmadıkça yapılan hiçbir çalışmanın stratejik olarak kabul edilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Strateji belgeleri ile günlük kararlar arasındaki uyumsuzluğun önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Yüce, "Strateji dosyası ile günlük kararlar arasında bir kopukluk varsa, o belge sadece çöp klasörüdür" şeklinde uyarıda bulunuyor.

Stratejik öncelikler, ürün yelpazesinden müşteri seçimine, fiyatlama stratejilerinden nakit akışına kadar operasyonun merkezine entegre edilmelidir.

Günümüz ekonomisinde KOBİ'ler için asıl riskin küçülmek değil, dağılmak olduğunu belirten Yüce, her işi yapma refleksinin terk edilmesi gerektiğini ifade ediyor. "Kârlı olmayan müşteriler, ürünler ve faaliyetler stratejik plan revizyonu sırasında kesinlikle elenmelidir" değerlendirmesinde bulunuyor. Bu yaklaşımın ciddi bir cesaret gerektirdiğini, çünkü bazı alışkanlıkları ve müşterileri bilinçli olarak geride bırakmayı zorunlu kıldığını vurguluyor.

Finansal Okuryazarlık ve Yönetim Yaklaşımları

Finansal okuryazarlık konusunda benzer bir zihniyet sorununa da dikkat çeken Yüce, bu konunun sadece teknik bir Excel becerisinden daha fazla olduğunu vurguluyor. KOBİ'lerdeki en büyük eksikliğin 'Nakit mantığı' olduğunu ifade ediyor. "KOBİ'lerin büyük çoğunluğu hala ciro, kâr ve nakit kavramlarını birbirine karıştırıyor" diyerek, ciro artışına rağmen iflas eden veya kâr elde etmesine rağmen ödeme yapamayan işletmelerin temel nedeninin muhasebe eksikliği değil, finansı bir yönetim aracı olarak kullanmamaktan kaynaklandığını belirtiyor.

İnsan kaynağı ve performans yönetimi alanında da KOBİ'lerin sıkça büyük şirketlerin modellerini taklit etmeye çalıştığını ifade eden Yüce, 360 derece performans değerlendirme sistemlerinin sadeleştirilmeden uygulanmasının ciddi bir bürokratik yük oluşturduğunu belirtiyor. Bu bağlamda, az sayıda net gösterge, güvenilir geri bildirim mekanizmaları ve sonuçların mutlaka gelişim planlarına bağlanmasının kritik olduğunu dile getiriyor.

Kârlılık ve Yapay Zeka Kullanımı

Kârlılık konusuna geldiğinde, satış artışının çoğu zaman yanlış bir başlangıç olduğunu vurgulayan Yüce, kârlılığın bir pazarlama sloganı değil, disiplinli yönetimin bir sonucu olduğunu hatırlatıyor. Kârlı olmayan işlerden çıkmak, fiyatlama cesaretini geri kazanmak, süreçleri sadeleştirerek verimliliği artırmak ve nakit döngüsünü kısaltmak, bu disiplinin temel unsurları arasında yer alıyor. Son olarak, KOBİ'lerin şu an için yapay zeka kullanımının oldukça sınırlı olduğunu belirten Bülent Yüce, yapay zekanın sihirli bir araç olarak görülmesinin en büyük yanılgı olduğunu vurguluyor. Tanımlanmış süreçler, düzenli veriler ve net karar alma yetkisine sahip işletmelerde yapay zekanın satış tahmininden pazarlama optimizasyonuna, operasyonel raporlamadan insan kaynaklarına kadar ciddi değer ürettiğini ifade ediyor. Ancak asıl riskin, yapay zekayı kullanamamak değil, kullanmayı ertelemek olduğunu özellikle belirtiyor.

BİST hisse verileri 15 dakika gecikmeli olarak sunulmaktadır. BİST ismi ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' ile korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, alıntı yapılamaz veya değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST'e aittir ve yeniden yayınlanamaz. Veriler Forinvest tarafından sağlanmaktadır.

Sitemizde yayımlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.