İlkbahar aylarında Afrika’dan Türkiye’ye ulaşan leylekler, yaz dönemini üreme ve yavrularını büyütme süreciyle geçiriyor. Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte ise daha sıcak bölgelere doğru uzun göç yolculukları yeniden başlıyor.
Leylekler, göç sırasında enerji tasarrufu sağlayabilmek için denizler yerine kara parçaları üzerinden ilerlemeyi tercih ediyor. Türkiye’nin coğrafi konumu da bu yolculukta ülkeyi önemli bir geçiş noktası haline getiriyor.
Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedef Ziyanok Demirtaş, leyleklerin göç sırasında karaların üzerinde oluşan termal hava akımlarını kullandığını belirtti.
Güneşin ısıttığı kara parçalarından yükselen sıcak hava akımlarının leyleklerin daha yüksek irtifalara ulaşmasını sağladığını aktaran Demirtaş, kuşların belirli bir yüksekliğe çıktıktan sonra uzun süre kanat çırpmadan süzülebildiğini ifade etti.
Bu yöntem sayesinde leyleklerin uzun mesafeleri daha az enerji harcayarak katettiği belirtiliyor.
Türkiye, Avrupa ve Afrika arasındaki kuş göçünde stratejik bir konumda bulunuyor. İstanbul Boğazı ise özellikle Avrupa’dan Anadolu’ya ve Afrika yönüne ilerleyen kuşlar açısından önemli geçiş noktaları arasında yer alıyor.
Leylekler Türkiye’deki sulak alanlar ve tarım arazilerinde beslenerek göç öncesinde enerji depoluyor. Ardından Anadolu üzerinden güneye doğru ilerleyerek Afrika’ya ulaşıyor.
Uzmanlar, Türkiye’nin yalnızca bir geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda leyleklerin üreme dönemlerini geçirdiği önemli bölgelerden biri olduğunu belirtiyor.
Doğa ve yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, yaz boyunca Türkiye’de kalan leyleklerin yavrularını uçmaya hazır hale getirdikten sonra güneye doğru göç ettiğini söyledi.
Göç sırasında yavru leyleklerin yetişkinlerle birlikte hareket ederek uzun mesafeli yolculuk konusunda deneyim kazandığını belirten Tüydeş, Türkiye’nin leyleklerin göç rotasında kritik bir konuma sahip olduğunu ifade etti.
Leyleklerin göç yollarında iki önemli güzergâh bulunduğunu aktaran Tüydeş, Türkiye’nin bu rotalardan biri üzerinde yer aldığını ve İstanbul’un da bu süreçte kilit noktalardan biri olduğunu dile getirdi.
Leyleklerin her yıl aynı üreme bölgelerine dönmesi, göç davranışlarının en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak gösteriliyor.
Doç. Dr. Demirtaş, Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç Mahallesi’nde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leylek arasında yaklaşık 15 yıldır devam eden buluşmaya da dikkat çekti.
Yaren’in her yıl uzun bir yolculuğun ardından aynı bölgeye dönmesinin, leyleklerin göç yollarına ve üreme alanlarına bağlılığını ortaya koyduğunu belirten Demirtaş, bu hikâyenin doğa ile insan arasındaki güçlü bağı da gösterdiğini söyledi.
Leyleklerin sonbahar göçüyle birlikte Türkiye’den ayrılması beklenirken, binlerce kilometrelik yolculuklarında yine kara üzerindeki hava akımlarını kullanarak Afrika’ya doğru ilerlemeleri bekleniyor.