Eski CHP Genel Sekreteri Mehmet Sevigen, partisinin geçmiş ve mevcut yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kısa süre önce CHP'ye yeniden dönen Sevigen, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel dönemlerini karşılaştırırken, parti yönetiminde dış müdahalelerin etkili olmaması gerektiğini savundu.
Sevigen, Deniz Baykal'ın ardından CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu döneminden örnek verdi. O dönemde CHP Genel Sekreteri olan Önder Sav'ın Kılıçdaroğlu üzerinde etkili olmaya çalıştığını öne süren Sevigen, Kılıçdaroğlu'nun bu girişime karşı durduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu'nun kısa süre içerisinde Sav'ı tasfiye ederek genel başkanlık makamının otoritesini kabul ettirdiğini belirten Sevigen, parti liderinin farklı bir merkezden yönlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Mehmet Sevigen, Özgür Özel'in genel başkanlık dönemine ilişkin ise eleştirel değerlendirmelerde bulundu. Özel'in göreve geldiği ilk günden itibaren Ekrem İmamoğlu'nun etkisinde kaldığını savunan Sevigen, bu durumun parti yönetiminin bağımsızlığı açısından sorun oluşturduğunu ileri sürdü.
Sevigen, Özel'in dış müdahalelere daha açık bir görüntü verdiğini belirterek, bunun CHP'nin geleceği açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini savundu.
CHP'de genel başkanlık makamının bağımsız hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Sevigen, Kılıçdaroğlu ile Özel arasında gördüğü temel farkın bu olduğunu söyledi.
Sevigen, herhangi bir kişinin genel başkana yön vermesinin doğru olmadığını belirterek, siyasetin vesayet altında yürütülemeyeceği görüşünü dile getirdi.
CHP'deki kongre sürecine de değinen Sevigen, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurultayda tek aday olması gerektiğini savundu. Potansiyel adayların gündeme geldiğini belirten Sevigen, mevcut süreçte parti içerisinde yeni bir rekabet yaşanmaması çağrısında bulundu.
Sevigen, CHP'nin önceliğinin iç mücadele değil birlik ve bütünlük olması gerektiğini ifade ederek, partinin kuruluş çizgisine dönmesi için geçmişte mücadele veren isimlerin bu değerleri koruması gerektiğini söyledi.