Geçtiğimiz pazartesi, İsrail'in lideri Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Trump ile önemli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bu görüşmede, İran'ın dini lideri Hamaney ve üst düzey danışmanlarının cumartesi günü Tahran'da bir araya geleceği bilgisi paylaşıldı. Axios tarafından aktarılan üç kaynağa göre, Netanyahu, bu kişilerin tek bir büyük hava saldırısıyla etkisiz hale getirilebileceğini öne sürdü.
Görüşme, 23 Şubat'ta gerçekleşti ve bugüne kadar kamuoyuna yansımadı. Bu durum, son günlerde herkesin merak ettiği "Neden şimdi?" sorusuna yanıt veriyor.
Axios'un bildirdiğine göre, Ayetullah Ali Hamaney ve çevresindekiler, Trump ve Netanyahu için kaçırılmaması gereken bir fırsat oluşturuyordu. Trump, Hamaney hakkında yeni istihbarat edinmeden önce de İran'a saldırı yapma niyetindeydi, ancak zamanlama konusunda kararsızdı. Bu durum, Netanyahu'nun aramasıyla değişti.
Trump’ın talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen ilk CIA kontrolü, İsrail askeri istihbaratının Hamaney hakkında topladığı bilgileri onayladı. Trump, Netanyahu'ya bu gelişmeyi dikkate alabileceğini belirtirken, hazırlıklar hızlandı. Ancak ertesi gün, Trump’ın 'birliğin durumu' konuşması yapılacaktı. ABD’li yetkililer, Trump’ın Hamaney'i korkutmamak ve saldırı öncesinde onun yeraltına çekilmesini engellemek için İran konusuna fazla odaklanmama kararı aldığını ifade ediyor.
Trump, artık iki hususta kesin bir kanaate varmıştı: İstihbarat bilgileri sağlamdı ve diplomasi süreci sona ermişti. Cuma günü belirtilen saatte, nihai talimatı verdi. On bir saat sonra Tahran'a hava saldırıları düzenlendi, Hamaney öldürüldü ve savaş süreci başlamış oldu.