Datça'daki plajlarda yapılan özelleştirmeler, halkın denize ücretsiz erişim hakkını kısıtlayacak boyutlara ulaştı. İşletmeler tarafından kapatılan plajlar, halkın dar alanlarda denize girmesine ve özgürce sahil keyfi yapmasına engel oluyor.

Özelleştirilen Plajlarda Şezlong Kiralama Bedelleri Yükseliyor

Günlük şezlong kiralama bedelleri 500 TL’den başlayarak 2 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Kısa Dalga'nın haberine göre, Türkiye'deki birçok plaj, halkın ücretsiz kullanımına kapatılarak ihalelerle özel işletmelere devredildi. Datça'da Palamutbükü, Ovabükü, Hayıtbükü, Kargı ve ilçe merkezindeki plajlar da bu özelleştirmelerden nasibini aldı. Bu plajların çoğu işletmeler tarafından kapatılmış durumda ve halk, dar alanlardan denize girmeye çalışıyor.

İşgal Altındaki Plajlar Halkı Daraltıyor

Datça merkezde yer alan ve mavi bayraklı olan Hastane Altı Plajı, halkın en rahat denize girebildiği alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Ancak diğer plajlarda durum farklı. Kumluk Plajı’ndaki işletmeler gündüzleri masalarını geri çekse de sahili tamamen boşaltmıyor. Taşlık Plajı ise tamamen işletmeler tarafından işgal edilmiş durumda. Yaklaşık 400 metre uzunluğundaki Taşlık Plajı'nda halkın denize girebileceği alan sadece 50 metre. Kargı Koyu’nda da neredeyse tüm alan işletmelerin şezlonglarıyla dolmuş durumda, sadece küçük bir kısım halk plajı olarak ayrılmış. Ovabükü ve Hayıtbükü’nde de benzer şekilde, kıyılar halka kapanmış ve sadece küçük alanlar halk plajı olarak kullanılabiliyor.

2024 Engelli Araç Fiyatları: En Yeni Fiyat Değişiklikleri 2024 Engelli Araç Fiyatları: En Yeni Fiyat Değişiklikleri

Sahiller Yerel Yönetimlerin Kontrolüne Bırakılmalı

Şezlongsuz Datça İnisiyatifi’nden Yılmaz Baykut, Datça’daki sahil bandının sadece yüzde 5-10'luk kısmının halkın kullanımına açık olduğunu belirtiyor. Baykut, plajlarda tahtadan platformlar kurularak şezlongların denizin içine kadar sokulduğunu ve bu durumun hayati tehlike oluşturduğunu ifade ediyor. Ayrıca, kıyıların yerel yönetimlerin kontrolüne bırakılması gerektiğini savunuyor. Yerel yönetimlerin kıyıları kontrol etmeleri ve temizliğini sağlamaları gerektiğini belirten Baykut, belediyelerin bazen bu durumu kendi çıkarlarına göre kullanabileceğini de dile getiriyor. Bu hızla devam eden işgallerin, halkın evlerinin önünden veya bir ön sokaktan denize giremeyecek duruma gelmesine yol açacağını vurguluyor.

Editör: Kader GÜL