Mesud Pezeşkiyan, İran'ın 9. Cumhurbaşkanı Oldu Mesud Pezeşkiyan, İran'ın 9. Cumhurbaşkanı Oldu

Şifa Hastanesi’nden gelen haber, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Hastanedeki elektrik kesintisi ve hizmetlerin aksaması nedeniyle hayatını kaybeden 6'sı bebek toplam 20 kişi, İsrail’in saldırılarının asıl hedefinin siviller olduğunu bir kez daha kanıtladı.

İsrail’in saldırıları, Gazze’deki hastanelerin büyük bir bölümünü hasar görmesine veya tamamen hizmet dışı kalmasına neden oldu. Bu durum, hasta ve yaralıların tedavi edilmesini ve hayati destek ihtiyacı olan hastaların yaşamlarının sürdürülmesini zorlaştırıyor.

Özellikle prematüre bebeklerin durumu, İsrail’in saldırılarının yarattığı insani krizin en çarpıcı örneklerinden biri. Gazze’deki hastanelerde bulunan yüzlerce prematüre bebeğin, elektrik kesintisi ve oksijen kıtlığı nedeniyle yaşamları tehlike altında.

İsrail ordusunun, prematüre bebeklerin “daha güvenli bir hastaneye nakledilmesi” teklifi, bu bebeklerin durumunu daha da kötüleştirebilecek bir tehlike oluşturuyor.

Yeni doğan bebeklerin taşınması, karmaşık ve teknik bir süreç gerektiriyor. İsrail’in teklifi, bu bebeklerin güvenli bir şekilde taşınmasını sağlayacak altyapı ve imkanların mevcut olmadığını gösteriyor.

Yeni doğan bebekleri kurtarmak için tek güvenli seçenek, İsrail’in saldırılarını durdurması ve Gazze’ye yakıt girişini sağlamasıdır.

İsrail’in saldırıları, Gazze Şeridi’nde insani bir krize neden oldu. Bu krizin sona ermesi ve sivillerin hayatının korunması için İsrail’in saldırılarını durdurması ve Gazze’ye yardımların ulaşmasına izin vermesi gerekiyor.

İsrail’in saldırılarının Gazze’deki hastanelere verdiği zararı şu şekilde sıralayabiliriz:

Elektrik kesintisi nedeniyle tıbbi cihazlar çalışamaz hale geldi.
Oksijen üretimi durdu.
Su ve gıda depoları hasar gördü.
Ameliyathaneler ve yoğun bakım üniteleri kullanılamaz hale geldi.
Bu durum, hasta ve yaralıların tedavi edilmesini ve hayati destek ihtiyacı olan hastaların yaşamlarının sürdürülmesini zorlaştırıyor. Örneğin, diyaliz hastaları, acil ameliyat gerektiren hastalar ve kanser hastaları, tedavilerini alamadıkları için hayatlarını kaybedebilirler.

Özellikle prematüre bebeklerin durumu, İsrail’in saldırılarının yarattığı insani krizin en çarpıcı örneklerinden biridir. Prematüre bebekler, tıbbi bakıma olan ihtiyaçları nedeniyle bu krizden en çok etkilenen gruplardan biridir. Elektrik kesintisi nedeniyle oksijen desteği alamazlarsa, solunum sorunları yaşayabilir ve hatta ölebilirler.

İsrail ordusunun, prematüre bebeklerin “daha güvenli bir hastaneye nakledilmesi” teklifi, bu bebeklerin durumunu daha da kötüleştirebilecek bir tehlike oluşturuyor. Yeni doğan bebeklerin taşınması, karmaşık ve teknik bir süreç gerektirir. İsrail’in teklifi, bu bebeklerin güvenli bir şekilde taşınmasını sağlayacak altyapı ve imkanların mevcut olmadığını gösteriyor.

Yeni doğan bebekleri kurtarmak için tek güvenli seçenek, İsrail’in saldırılarını durdurması ve Gazze’ye yakıt girişini sağlamasıdır. Bu sayede, hastaneler tekrar çalışmaya başlayabilir ve hayati destek ihtiyacı olan hastalar tedavilerini alabilir.

İsrail’in saldırıları, Gazze Şeridi’nde insani bir krize neden oldu. Bu krizin sona ermesi ve sivillerin hayatının korunması için İsrail’in saldırılarını durdurması ve Gazze’ye yardımların ulaşmasına izin vermesi gerekiyor.

Editör: Kader GÜL