Donald Trump ile Benjamin Netanyahu hakkında ortaya atılan yeni iddialar, Mescid-i Aksa üzerindeki tartışmaları yeniden gündemin merkezine taşıdı. ABD ve İsrail’in, kutsal alan üzerindeki mevcut statüyü değiştirmeyi hedefleyen bir plan üzerinde çalıştığı öne sürülürken, söz konusu iddialar Orta Doğu’da büyük yankı uyandırdı.
İngiltere merkezli yayın organı Middle East Eye’da yer alan bilgilere göre, plan kapsamında Ürdün destekli vakfın yetkilerinin sınırlandırılması ve Mescid-i Aksa’nın “çok dinli bir merkez” haline dönüştürülmesi hedefleniyor. İddialara göre İsrail yönetimi; imam atamaları, vaaz içerikleri ve Cuma hutbeleri üzerinde daha fazla söz sahibi olmak istiyor. Ayrıca Yahudilere kutsal alan içerisinde daha geniş ibadet ve ziyaret imkanları sağlanmasının da planlandığı belirtiliyor.
Ürdün ise tarihi statükonun korunması gerektiğini savunuyor. 1994 yılında imzalanan Vadi Arabe Anlaşması’yla Ürdün’ün Kudüs’teki kutsal mekanlar üzerindeki özel rolü resmen tanınmıştı. Bölgedeki hassas dengelerin değişmesi ihtimali, hem Filistin tarafında hem de Arap dünyasında endişeyle takip ediliyor.
Uzmanlar, Kudüs’teki dini ve siyasi dengenin bozulmasının yeni gerilimlere yol açabileceğine dikkat çekerken, Mescid-i Aksa’nın statüsüne ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde daha da büyümesi bekleniyor.