Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Tuzla Piyade Okulu'ndaki 10 Kasım törenlerinde Atatürk fotoğrafı takmamalarına dair açıklamalarına sert tepki gösterdi. İşte detaylar:
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Tuzla Piyade Okulu'nda yaşanan Atatürk fotoğrafı takmama tartışmasına dair açıklama yaparak konuyu açıklığa kavuşturdu. Ancak Güler'in ifadeleri, CHP lideri Özel'in sert tepkisine neden oldu.
Genel Başkan Özgür Özel, Güler'in açıklamalarına karşı şu sözleri sarf etti: "Ne fotoğrafı? Niye söylemiyorsun, 'Atatürk fotoğrafını' diye de sadece 'fotoğrafı' diyorsun. 'Toplu iğne olmadığı için takmayan' savunmasını yapmak, avukatlığını yapmak size mi düştü? Yapmış olduğu görevlerden, üstlendiği görevden, kendisine bağlı kuvvetlerden dolayı saygı duyduğumuz birisinin bunu yapmasına tahammülümüz yoktur. Ya aklını başına alacak ya biz onun aklını başına getireceğiz."
"Öğrendim ki 7’si birden amirleri ile birlikte açığa alınmışlar. Yakalarına Atatürk rozeti takmayı reddeden teğmenlerin mazeretini beyan etmek, alenileştirmek ve savunmak da Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e düşmüş" dedi.
Özel, Atatürk fotoğrafı takmayan teğmenlere tepki gösterirken şu soruları sordu: "Diyor ki 'Yakalarına takmaları gereken fotoğrafı.' Ne fotoğrafı? Niye söylemiyorsun, 'Atatürk fotoğrafını' diye de sadece 'fotoğrafı' diyorsun. Onların ne niyette oldukları, niye takmadıkları ve esas olarak neyi amaçladıklarını elbette biliyorlar."
Özel, Atatürk fotoğrafını takmak istemeyenlerin 15 Temmuz'da darbeye kalkışanların aynı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Siz 15 Temmuz’dan hiç mi ders almadınız? 15 Temmuz’da Atatürk’ün resmini savunanlar değil Atatürk’ün resmini takmak istemeyenler, Atatürk’e husumet duyanlar darbeye kalkıştı. Şimdi Atatürk fotoğrafından rahatsızlık duyanlara yine yüz vermeye, yine onları bir şekilde şımartmaya, yine onları pohpohlamaya başladınız. Buna izin vermeyeceğiz."
Özel, son olarak şu uyarıda bulundu: "Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, yapmış olduğu görevlerden, üstlendiği görevden, kendisine bağlı olduğu kuvvetlerden dolayı saygı duyduğumuz birisinin bunu yapmasına tahammülümüz yoktur. Ya aklını başına alacak, ya da biz onun aklını başına getireceğiz."