Boğaziçi Üniversitesi'nde fizik programına 511 taban puanla yerleşen öğrenciye karşın, 166 puanla 34 yaş üstü bir kadın adayın yerleştiği görüldü. Bu durum, programlar arasında 345 puanlık büyük bir fark oluşturdu. Üniversitelerde genel kontenjanın yanı sıra özel kontenjanlar nedeniyle böyle uçurumlar meydana geldi. Özellikle önlisans ve lisans programlarını tercih ederken baraj bulunmuyor.

Daha önceki yıllarda lisans programlarına yerleşmek için adayların YKS'nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testleri'nde 180 baraj puanını geçmeleri gerekiyordu. Ancak bu yıl, bu baraj puanını geçemeyen adaylar sınavda derece yapan adaylarla aynı programlarda okuyabiliyorlar.

Eğitim Uzmanlarının Görüşleri

Eğitim uzmanı Salim Ünsal'ın tespitlerine göre, puan farkları başarı sıralarına yansıdığında bu uçurum daha da belirgin hale geliyor. Örneğin Necmettin Erbakan Üniversitesi'nde Tekstil Teknolojisi ön lisans programında, TYT puan türüyle yerleşen ilk adayın başarı sırası 68 bin 731 iken son adayın başarı sırası 2 milyon 58 bin 883'e kadar geriledi. Bu durumda başarı sıraları arasındaki fark 1 milyon 990 bin 51'e ulaşıyor. Bu durum, pek çok üniversitede de benzer tabloların ortaya çıkmasına neden oldu

Boğaziçi Üniversitesi'nde Moleküler Biyoloji ve Genetik programına 515,105 taban puanla öğrenci alınırken, 34 yaş üstü kadın kontenjanından 195,971 taban puanla yerleşen öğrenci oldu. Matematik (İngilizce) programına 519,135 taban puanla öğrenci alınırken, yine aynı kontenjandan 248,489 taban puanla yerleşen öğrenci görüldü. İşletme (İngilizce) programına da 515,018 taban puanla öğrenci yerleşirken, 34 yaş üstü kadın kontenjanından 218,498 taban puanla öğrenci alındı.

Farklı Üniversitelerde Benzer Durumlar Yaşanıyor

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde de benzer durum yaşandı. Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) programına 512,605 taban puanla öğrenci alınırken, 34 yaş üstü kadın kontenjanından 198,712 taban puanla yerleşen öğrenci oldu. Bu durumda 313,893 puanlık bir fark oluştu.

Üniversitelerde programlara yerleşen öğrencilerin puanları arasında 400'e varan ve başarı sıralarında 2 milyona yaklaşan farklar oluşması, eğitimcileri endişelendirmekte ve aynı sınıfta alınan eğitimin kalitesini düşürebilme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.

Üniversitelerde yaşanan bu puan ve başarı sırası farkları, eğitim sistemindeki bazı eşitsizlikleri ve kontenjan ayrımlarını da yansıtmaktadır. Üniversite tercihlerinin ardından ortaya çıkan bu durum, özellikle belirli kontenjanlara ayrılan yerleştirme kotaları nedeniyle daha da belirginleşmektedir.

Boğaziçi Üniversitesi'nde olduğu gibi, bazı programlarda düşük puanla yerleşen öğrenciler ile yüksek puanla yerleşen öğrencilerin aynı sınıflarda eğitim alması, öğrenciler arasında eğitim kalitesi konusunda ciddi endişelere neden olabilmektedir. Özellikle belirli yaş gruplarına veya diğer özel kotalara ayrılan kontenjanlar, bu tür farkların oluşmasına yol açmaktadır.

Online Eğitimde Yapay Zeka Kullanımının Geleceği Online Eğitimde Yapay Zeka Kullanımının Geleceği