Tutuklanma ihtimaliyle karşı karşıya kalan Ömer, evlendiklerini söyleyerek Gamze ve Tuna'yı babasına emanet eder. Her şeyin kötüye gittiği bir zamanda ortaya çıkan bu gerçek Reşat ve ailesi için şok etkisi yaratır. Ömer’in mahkeme sonucu herkes için bir dönüm noktası haline gelir. Kocası yüzünden ardı arkası kesilmeyen sorunlarla boğuşan Nisa, kızının aşk yüzünden kendi yaptığı hataları yapmaması için ona baskı yapar. Ailelerinin karşı çıkmasına rağmen birbirinden ayrılamayan Yaman ve Emine’yi kötü bir sürpriz beklemektedir. Ömer, Hakan’ın Gamze’yi tehdit ettiğini öğrenir fakat Hakan çoktan herkesin hayatını cehenneme döndürecek bir bombanın fitilini ateşlemiştir. Sözünü dinlemeyen kızını cezalandırmak isteyen Fatma, Gamze'yi hayattaki en değerli varlığından, Tuna'dan ayırmak için harekete geçer. Ömer Ademoğlu, babası Reşat’ın imam olarak görev yaptığı camide müezzindir. Yakın zamanda annesini kaybeden Ömer, bu kaybın sızısı yüreğinde, babası Reşat ve babaannesi Nezahat ile hayatlarını sürdürmeye devam ederler. Üç kardeşin en küçüğüdür. Anne yarısı bildiği ablası Nisa, babasının ve abisi Tahir’in istemediği bir evlilik yaparak, aileden kopmuş, bu durum Ömer’in ruhunu derinden yaralamıştır. Yürekten bağlı olduğu ailesinde yaşanan bu kırgınlıklardan, çelişkilerden, kayıplardan incinen ruhunu onarmanın yolunu çizmeye başlayarak bulur Ömer... Çocukluğundan beri resim yapmaya olan aşkı, tutkusu, ailesinin engeline rağmen devam eder, çizmeyi sürdürür. Ama tek aşkı resim olmayacaktır, günün birinde karşısına çıkan, kendisinden yaşça büyük, dul ve çocuklu bir kadın olan Gamze ile birbirlerine aşık olacaklar ve bu aşkı sürdürmekte engelleri çok büyük olacaktır...