Yapay zekâ hayatın birçok alanında kolaylık sağlarken, kötü niyetli kişiler tarafından kullanılan yeni dolandırıcılık yöntemlerinin de ortaya çıkmasına neden oluyor. Gerçeğe çok yakın sesler, görüntüler ve sahte dijital kimlikler oluşturabilen teknolojiler, dolandırıcılık girişimlerini daha inandırıcı hale getirebiliyor.
Uzmanlar, yapay zekâ destekli sistemlerin sosyal mühendislik saldırılarında kullanılabileceğine dikkat çekiyor. Gelişmiş sistemlerle sahte profiller hazırlanabildiği, gerçek kişilerle iletişim kurmak için inandırıcı dijital kimlikler oluşturulabildiği belirtiliyor.
Dolandırıcılar, yapay zekâ sayesinde geçmişte uzun zaman alan hazırlık süreçlerini çok daha hızlı gerçekleştirebiliyor. Kişiye özel mesajlar, sahte e-postalar ve ikna edici senaryolar kısa sürede hazırlanabiliyor.
Yapay zekâ destekli ses klonlama teknolojileri, dolandırıcılık yöntemlerini daha tehlikeli hale getiriyor. Dolandırıcıların bir yakının, arkadaşın ya da yöneticinin sesine benzeyen kayıtlarla mağdurları kandırmaya çalışabileceği ifade ediliyor.
Sadece ses değil, yapay zekâyla oluşturulan sahte görüntü ve videolar da kişilerin gerçek bir olay yaşandığına inanmasına neden olabiliyor.
Dolandırıcılık girişimlerinde en sık kullanılan yöntemlerden biri, kişide panik ve korku oluşturarak hızlı karar vermesini sağlamak oluyor.
Uzmanlar özellikle şu ifadelerin tehlike işareti olabileceğini belirtiyor:
Bu tür mesaj veya aramalarda sakin kalınması ve doğrulama yapılmadan işlem gerçekleştirilmemesi gerekiyor.
Yapay zekâ çağında bir kişinin görüntüsünü görmek veya sesini duymak, tek başına güvenilir bir doğrulama yöntemi olmayabiliyor.
Uzmanlar, para talep eden bir yakının gerçekten o kişi olup olmadığının farklı bir iletişim yöntemiyle kontrol edilmesini öneriyor. Aramayı sonlandırıp kişinin daha önce kayıtlı olan telefon numarası üzerinden tekrar aranması güvenli yöntemlerden biri olarak gösteriliyor.
Yapay zekâ sistemlerine girilen kişisel bilgiler de güvenlik açısından risk oluşturabiliyor. Uzmanlar özellikle şu bilgilerin paylaşılmaması gerektiğini vurguluyor:
Bu tür verilerin kötü amaçlarla kullanılabileceği belirtiliyor.
Kimlik kartı, pasaport, ehliyet ve diğer kişisel belgelerin yapay zekâ sistemlerine yüklenmesi konusunda da dikkatli olunması gerekiyor.
Uzmanlara göre belge paylaşılması gerekiyorsa; ad-soyad, kimlik numarası, adres, telefon, imza, barkod ve hesap bilgileri gibi kişisel alanların gizlenmesi önem taşıyor.
Siber güvenlik uzmanları, şüpheli durumlarda vatandaşlara “Dur, kanalı değiştir, doğrula” kuralını uygulamalarını tavsiye ediyor.
Buna göre;
Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerinin giderek daha gelişmiş hale geldiği belirtilirken, bilinçli hareket etmenin en önemli korunma yöntemi olduğu ifade ediliyor.