(ÖZEL HABER) KASTAMONU — Kastamonu’nun Bozkurt ilçesi başta olmak üzere çevre ilçelerin doğal ve kültürel dokusunda önemli bir yere sahip olan Yaralıgöz Dağı, yüksek zirvesi, ormanları ve geçmişten günümüze aktarılan efsaneleriyle dikkat çekiyor.
Küre Dağları’nın doğu kesimlerinde yer alan Yaralıgöz, bölgenin en belirgin yükseltileri arasında bulunuyor. Yaklaşık 2 bin metreye ulaşan yüksekliğiyle Kastamonu’nun önemli dağlarından biri olarak öne çıkan Yaralıgöz, özellikle kış aylarında karla kaplanan zirvesi ve çevresindeki ormanlarla görsel bir şölen sunuyor.
Dağın adının ortaya çıkışı konusunda bölgede farklı rivayetler bulunuyor. Halk arasında anlatılan hikâyelerden birine göre Yaralıgöz’ün eski adının “Yelligöz” olduğu, bölgede etkili olan sert rüzgârların bu isimle ilişkilendirildiği ve zaman içerisinde adın değişime uğradığı ifade ediliyor.
Bir başka rivayette ise dağın çevresinde yaşayan ve gözlerinden birinin yaralı olduğu anlatılan bir kişiden söz ediliyor. Dağın isminin de bu hikâyeyle bağlantılı olarak ortaya çıktığı aktarılıyor.
Bölgede ayrıca kayalık alanlarda insan yüzünü andıran bazı doğal oluşumların bulunduğu ve bu şekillerin “yaralı göz” benzetmesine neden olduğu yönünde anlatılar da bulunuyor.
Yaralıgöz’ün geçmişine ilişkin en dikkat çekici rivayetlerden biri ise Saltukname’de yer alan “Yer Alagöz” anlatısıyla ilişkilendiriliyor.
Kastamonu Belediyesi kaynaklarında aktarılan bilgilere göre, 1480’li yıllarda Cem Sultan’ın emriyle derlenen Saltukname’de bölgeyle bağlantılı bir hikâyeye yer veriliyor.
Rivayete göre Selçuklu dönemindeki mücadeleler sırasında “Yer Alagöz” adlı bir kumandan esir alınıyor ve yüksek bir dağdaki mağaraya hapsediliyor. Daha sonra Sarı Saltuk’un beraberindeki kişilerle dağın zirvesine çıktığı, dua ettiği ve kumandanın bulunduğu mağarayı keşfederek onu kurtardığı anlatılıyor.
Bu hikâye, Yaralıgöz adının geçmişte kullanılan “Yer Alagöz” ismiyle bağlantılı olabileceği yönündeki rivayetlerin temelini oluşturuyor.
Ancak bu anlatının kesin tarihî gerçeklik olarak değil, destan ve halk rivayeti niteliğinde değerlendirilmesi önem taşıyor. Saltukname, tarihî olayların yanı sıra menkıbeleri ve halk anlatılarını da bünyesinde barındıran önemli eserlerden biri olarak biliniyor.
Yaralıgöz Dağı, Bozkurt ilçesinin güneyindeki dağlık alanlarla bütünleşen doğal bir yapı oluşturuyor.
Çevresindeki geniş ormanlık alanlar ve zengin doğal yaşam, bölgeyi doğa tutkunları açısından da önemli hale getiriyor. Yaralıgöz çevresinde gerçekleştirilen doğa yürüyüşleri, zirve faaliyetleri ve fotoğraf çalışmaları, dağın turizm potansiyelini ortaya çıkarıyor.
Özellikle yaz aylarında doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlerin ilgisini çeken bölge, kış mevsiminde ise farklı bir görünüme kavuşuyor.
Kar yağışının etkili olduğu dönemlerde Yaralıgöz’ün zirvesi ve çevresindeki ormanlar tamamen beyaza bürünüyor.
Kastamonu’nun zorlu kış koşullarının hissedildiği bölgelerden biri olan Yaralıgöz güzergâhında zaman zaman yoğun kar, buzlanma ve heyelan nedeniyle ulaşım güçleşebiliyor.
Bu nedenle bölgede yol güvenliğinin sağlanmasına yönelik bakım ve iyileştirme çalışmaları önem taşıyor.
Yaralıgöz Dağı, yalnızca Kastamonu’nun yüksek noktalarından biri olarak değil, aynı zamanda bölgenin sözlü kültüründe yaşayan hikâyeleriyle de öne çıkıyor.
“Yaralıgöz”, “Yelligöz” ve “Yer Alagöz” isimleri etrafında şekillenen farklı anlatılar, dağın geçmişinin yöre insanının hafızasında ne kadar güçlü bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor.
Bugün doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık ve doğa turizmi açısından değerlendirilen Yaralıgöz; Kastamonu’nun doğal güzellikleri ile tarihî ve kültürel anlatılarını aynı noktada buluşturan önemli değerlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.
Haber: Kalender Karakol