Mobil
Gündem

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/4517 E. Ve 2016/6851 K. Kararı

23 Ocak 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
İcra İflas Kanunu'nun 257/1. maddesine dayanarak, rehinle güvence altına alınmamış ve vadesi dolmuş bir alacak için, alacaklı borçlunun malvarlığına başvurabilir.

Dava Süreci ve İhtiyati Haciz Talebi

Davacıların vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerine karşı 30/01/2014 tarihinde sunulan dilekçe ile ihtiyati haciz talep edilmiştir. Mahkeme, bu talep üzerine yürütülen yargılama sonucunda 25/01/2016 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir. Davacıların vekili, bu karara itiraz ederek Yargıtay'dan inceleme talep etmiştir. Temyiz dilekçesi kabul edildikten sonra, tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ve dosyadaki belgeler incelenmiştir.

Dava, kasten adam öldürme eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Davacıların ihtiyati haciz talebi, mahkemenin 25/01/2016 tarihli ara kararı ile reddedilmiş olup, bu karara karşı temyiz başvurusu yapılmıştır.

İcra İflas Kanunu ve İhtiyati Haciz

İcra İflas Kanunu'nun 257/1. maddesine göre, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun veya üçüncü şahısların elindeki taşınır, taşınmaz mallarını ve alacaklarını ihtiyati haciz yoluyla alabilir.

İhtiyati haciz talebi, davalıların, davacıların desteği olan ... kişisini kasten öldürdüğü ve bu sebeple davacıların manevi zarar gördüğü iddialarıyla açılan tazminat davasında yapılmıştır.

Zarar, haksız eylemden kaynaklandığı için tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir.

Maddi Zarar ve Haciz Kararı

Burada "muaccel" terimi, alacaklının talep ve dava edebilir duruma gelmesi anlamına gelmektedir. Dosya kapsamındaki belgeler ve iddialar göz önünde bulundurulduğunda, davacıların maddi zararlarının olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Alacağın kesin delillerle kanıtlanması şart değildir. Ayrıca, davalılar hakkında, davacıların desteği olan ... kişisini tasarlayarak ve kan gütme saikiyle öldürdükleri gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. Davacıların alacağı rehinle temin edilmediğinden, davalıların elinde veya üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczi gerekmektedir.

Mahkeme, yukarıda belirtilen hususları dikkate alarak, davacıların ihtiyati haciz talebinin davanın niteliği de göz önünde bulundurularak uygun bir miktarda kabul edilmesi gerektiğine karar vermesi gerekirken, talebin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bir durumdur. Bu nedenle kararın bozulması gerekmektedir.

Sonuç

Temyiz edilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar, yukarıda belirtilen sebeplerle BOZULMUŞ ve peşin alınan harcın iade edilmesine 24/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.