Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 10 Kasım 2023 tarihinde yaptığı açıklamalar, yargıdaki krizin derinleştiğini gösteriyor. Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan noktalar şunlardır:

Yargıtay'ın bir yüksek mahkeme olduğunu ve aldığı kararın asla bir kenara atılamayacağını söyledi.
AYM'nin birçok yanlış karar aldığını ve bu durumun kendilerini üzdüğünü belirtti.
Yargıtay'ın talebinin gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu talebin gereğini yerine getirecek mercinin parlamento olduğunu söyledi.
Teröristlerin yurt dışına kaçmasını engellemek için parlamentonun daha seri hareket etmesi gerektiğini belirtti.
AYM'nin de Yargıtay'ın attığı bu adımı hafife almaması gerektiğini söyledi.

Son olarak Anayasa yapma yetkisinin TBMM'ye ait olduğunu ve kimsenin bu yetkiye el uzatamayacağını vurguladı.
Erdoğan'ın açıklamaları, Yargıtay ve AYM arasındaki gerilimin temelinde yatan iki temel sorunu ortaya koyuyor:

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı: Erdoğan'ın açıklamalarında, AYM'nin birçok yanlış karar aldığına dair eleştiriler yer alıyor. Bu eleştiriler, AYM'nin bağımsız ve tarafsız olmadığının ima edilmesi anlamına geliyor. AYM'nin bağımsız ve tarafsız olması, hukuk devletinin temel unsurlarından biridir.
Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkileri: Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararların parlamento tarafından sorgulanabileceğini ve hatta yaptırıma tabi tutulabileceğini söyledi. Bu açıklama, Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkileri konusunda bir tartışma başlatıyor. Anayasa Mahkemesi, Türkiye'nin en üst düzey mahkemesidir ve anayasal hakların korunmasından sorumludur. Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkilerinin sınırlandırılması, hukuk devletinin temellerini sarsabilir.
Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukuk devletinin temel unsurlarından biridir. Yargı bağımsızlığı, yargıçların görevlerini yerine getirirken hiçbir dış etkiye maruz kalmamaları anlamına gelir. Yargı tarafsızlığı ise yargıçların, kararlarını verirken kişisel görüşlerinden veya çıkarlarından etkilenmemeleri anlamına gelir.

Erdoğan'ın açıklamalarında, AYM'nin bağımsız ve tarafsız olmadığına dair eleştiriler yer alıyor. Bu eleştiriler, AYM'nin bazı kararlarında iktidarın görüşlerini yansıttığına dair şüphelerin dile getirildiği anlamına geliyor. Örneğin, AYM'nin Can Atalay kararı, Erdoğan tarafından "yanlış" olarak nitelendirildi. Bu kararda, AYM, cezaevindeki bir milletvekilinin "seçilme hakkı" ve "kişi hürriyeti ve güvenliği" haklarının ihlal edildiğine hükmetmişti. Erdoğan, bu kararın iktidarın aleyhine bir karar olduğunu ve bu nedenle AYM tarafından alındığı iddia ediyor.

AK Parti'de Toplu İstifalar, AK Parti'de Değişim Rüzgarları AK Parti'de Toplu İstifalar, AK Parti'de Değişim Rüzgarları

AYM'nin bağımsız ve tarafsız olup olmadığının objektif olarak belirlenmesi zordur. Ancak, AYM'nin bazı kararlarının iktidarın görüşlerini yansıttığına dair şüphelerin dile getirildiği açıktır. Bu durum, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda bir tartışma başlatıyor.

Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkileri

Anayasa Mahkemesi, Türkiye'nin en üst düzey mahkemesidir ve anayasal hakların korunmasından sorumludur. Anayasa Mahkemesi, aldığı kararlarla kanunları ve yürütmenin eylemlerini denetler.

Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararların parlamento tarafından sorgulanabileceğini ve hatta yaptırıma tabi tutulabileceğini söyledi. Bu açıklama, Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkileri konusunda bir tartışma başlatıyor.

Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkilerinin sınırlandırılması, hukuk devletinin temellerini sarsabilir. Anayasa Mahkemesi, anayasal hakların korunmasından sorumludur. Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkilerinin sınırlandırılması, anayasal hakların korunmasını zorlaştırabilir.

Yargıtay ve AYM arasındaki kriz, Türkiye'nin hukuk devleti niteliğini tartışmaya açıyor. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukuk devletinin temel unsurlarından biridir. Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkileri de hukuk devletinin temellerini oluşturur.

Erdoğan'ın açıklamaları, yargıdaki krizin derinleştiğini gösteriyor. Bu krizin çözümü için, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunması ve Anayasa Mahkemesi'nin rolü ve yetkilerinin güvence altına alınması gerekiyor.

Editör: Kader GÜL