İzmir'in Karşıyaka ilçesindeki anıt mezarda gerçekleşecek olan bu özel anma etkinliği, Zübeyde Hanım'ın 18 Aralık 1922'de yerleştiği İzmir'de, 14 Ocak 1923 tarihinde vefat etmesinin üzerinden tam 101 yıl geçmiş olması sebebiyle büyük bir önem taşıyor.

Çalışma Bakanı Işıkhan: Haftalık Çalışma Süresi Düşecek mi? Çalışma Bakanı Işıkhan: Haftalık Çalışma Süresi Düşecek mi?

Zübeyde Hanım: Atatürk'ün Emaneti ve Milletin Annesi

Zübeyde Hanım, 1857 yılında Langaza'da dünyaya geldi. Yörük Türkmenlerinden bir aileye mensup olan Zübeyde Hanım'ın hayatı, trajedilerle dolu ancak fedakarlık ve güçlü bir Türk kadını olarak hatırlanıyor. 1870 yılında Ali Rıza Efendi ile evliliğiyle altı çocuk sahibi olan Zübeyde Hanım, yaşamının bir döneminde difteri hastalığı nedeniyle üç çocuğunu kaybetmiştir.

Mustafa Kemal'in Annesi Olmak

Atatürk'ün annesi olarak bilinen Zübeyde Hanım, oğlunun eğitimine büyük önem vermiştir. Mustafa Kemal, Selanik'te doğduktan sonra Zübeyde Hanım'ın gözetiminde büyümüş ve eğitim almıştır. Milli Mücadele Dönemi'nde Mustafa Kemal'in hayatını kaybeden babası Ali Rıza Efendi'nin ardından, Zübeyde Hanım, çocuklarıyla birlikte yaşam mücadelesi vermiştir.

Zübeyde Hanım'ın Hayatındaki Zorluklar

Zübeyde Hanım, kocasını kaybettikten sonra ekonomik zorluklarla başa çıkmak zorunda kalmıştır. Kereste ve tuz ticareti yapan ikinci eşi Ragıp Efendi ile evlendikten sonra da hayat mücadelesi devam etmiştir. Ancak bu zorluklara rağmen, Zübeyde Hanım, oğlu Mustafa Kemal'in eğitimine destek olmuş ve onun hayatında önemli bir rol oynamıştır.

Mustafa Kemal ve Annesi Arasındaki Bağ

Mustafa Kemal'in eğitimi sırasında annesinin fedakarlıklarıyla şekillenen birçok anı vardır. Mustafa Kemal, annesinin ölüm haberini aldığında, onunla mektuplaşarak duygularını ifade etmiştir. Annenin ölümü, Mustafa Kemal'i derinden etkilemiş ve hayatına yön vermiştir. Zübeyde Hanım'ın, oğlunun büyük liderliğini ve başarılarını göremeden hayata veda ettiği bir gerçektir.

Zübeyde Hanım'ın İzmir'deki Son Nefesi

Zübeyde Hanım, İstanbul'da yaşadığı dönemde bir vasiyetname hazırlamış ve Türk milletine önemli bir hayır işi bırakmıştır. Dindar ve hayırsever bir Türk kadını olarak bilinen Zübeyde Hanım, vefatından önce İzmir'e gitmiş ve burada, Latife Hanım ile tanışmasını sağlamak amacıyla kalmıştır. 18 Aralık 1923'te İzmir'e gelen Zübeyde Hanım, Latife Hanım Köşkü'nde 28 gün yaşadıktan sonra 14 Ocak 1923'te hayata gözlerini yummuştur.

Anıt Mezar ve Zübeyde Hanım'ın Mirası

Zübeyde Hanım'ın Karşıyaka'daki Ferik Osman Paşa Camisi avlusuna defnedilmesinin ardından, 1940 yılında İzmir Belediyesi tarafından son şekli verilen anıt mezar her yıl 14 Ocak'ta resmi temsilciler ve vatandaşlar tarafından anılmaktadır. Ayrıca, Uşakizade ailesi tarafından kullanılan yazlık köşk, Latife Hanım Anı Evi olarak ziyarete açılmış ve 2020 İzmir Depremi'nde zarar görmüş, ancak restore edilmiştir.

Zübeyde Hanım'ın Hayat Felsefesi

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuri Karakaş'a göre, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, annesine büyük bir düşkünlük ve saygı göstermiştir. Zübeyde Hanım'ın vasiyetindeki hayırseverlik ve dindarlık, onun karakterinin önemli bir yansımasıdır. "Allah'ın bana bu oğlu vatanı kurtarmak için gönderdiğine inanıyorum." sözleri, Zübeyde Hanım'ın Türk milletine duyduğu sevgi ve inancın bir ifadesidir.

Zübeyde Hanım'ın Ölümsüz Mirası

Zübeyde Hanım, Türk tarihinde iz bırakan bir kadın olarak anılmaya devam ediyor. Hayatının zorluklarına rağmen, Mustafa Kemal Atatürk gibi bir liderin annesi olmanın gururunu yaşamış ve milletine önemli bir miras bırakmıştır. Anıt mezarı her yıl büyük bir saygı ve sevgiyle anılan Zübeyde Hanım, Türk kadınının güçlü ve fedakar karakterinin simgesi olarak kalacaktır.