Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), eksik belge veya bağımsız denetim beyanı nedeniyle kredi kısıtlamaları uygulanan şirketlere ilişkin bir karar aldı. Bu karar, finansal istikrarı güçlendirmek ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla alınan makroihtiyati tedbirler kapsamında yer alıyor.

Öncelikle, 7 Temmuz 2022 tarihinde alınan 10265 sayılı BDDK kararı ve 21 Ekim 2022 tarihinde güncellenen 10389 sayılı BDDK kararı hatırlatıldı. Bu kararlar çerçevesinde, bağımsız denetime tabi olan şirketlerin, yabancı para (YP) cinsinden nakdi varlıklarının Türk lirası (TL) karşılığının 10 milyon TL'nin üzerinde olduğu ve bu şirketlerin YP nakdi varlıklarının aktif toplamından veya son 1 yıllık net satış hasılatından büyük olanının yüzde 5'i oranını aştığı durumda, bu şirketlere TL cinsinden yeni bir nakdi ticari kredi verilmemesi kararı alınmıştı.

Ancak, yapılan değerlendirmeler sonucunda, söz konusu kararlar uyarınca kredi kullanımı kısıtlanan şirketlerin aşağıdaki koşulları sağlamaları durumunda kredi kısıtlamalarının kaldırılmasına karar verilmiştir:

Belge ve taahhüt: Şirketler, eksik belgelerin süresi içinde veya usule uygun olarak teslim edilmemesi nedeniyle kredi kullanımının kısıtlandığını veya bağımsız denetime tabi olmadıklarını belgelendirmelidirler.

Aykırılıkların giderilmesi: Şirketler, belirlenen sınırlamalara uymamaları veya bağımsız denetim beyanında gerçeğe aykırı beyanda bulunmaları nedeniyle kredi kullanımının kısıtlandığı aykırılıkları gidermiş olmalıdırlar.

Taahhüt: Şirketler, belirlenen sınırlamaları sağlayacaklarını beyan ve taahhüt etmelidirler.

Vergi Denetimi: Nasıl Yapılır ve Neden Önemlidir? Vergi Denetimi: Nasıl Yapılır ve Neden Önemlidir?

Bu koşulları yerine getiren şirketler, BDDK kararları uyarınca belirlenen kredi kullanım sınırlamalarının kaldırılmasına hak kazanacaklardır. Bu sayede, döviz pozisyonu nedeniyle kredi alamayan şirketler, YP pozisyonunu sınırlamaları sağlayarak kredi kullanabileceklerdir.


BDDK'nin aldığı bu kararın temel amacı finansal istikrarı sağlamak ve kredi sistemini daha etkin bir şekilde yönlendirmektir. Bu tür önlemler, genellikle makroihtiyati tedbirler olarak adlandırılır ve ekonomik istikrarın korunmasına yardımcı olur.

Özellikle, bu kararın ardındaki nedenler ve önemi hakkında daha fazla bilgi sunabilirim:

Finansal İstikrarın Sağlanması: BDDK'nin aldığı bu tür tedbirler, finansal piyasaların ve ekonominin istikrarını koruma amacı taşır. Şirketlerin döviz pozisyonlarına bağlı olarak kredi verme sınırlamaları, döviz kurlarındaki dalgalanmaların ve risklerin etkilerini azaltmaya yardımcı olabilir.

Kredi Kaynaklarının Verimli Kullanılması: Bu tür tedbirler ayrıca kredi kaynaklarının daha verimli ve üretken alanlarda kullanılmasını sağlamayı amaçlar. Şirketlerin döviz pozisyonlarına dayalı kredi kullandırma sınırlamaları, dövizle borçlanma riskini azaltırken, TL cinsinden kredi verilmesi gereken projelere kaynak sağlama olasılığını artırır.

Şeffaflık ve Denetim: Bağımsız denetim ve belge sunma gereklilikleri, şirketlerin finansal işlemlerini daha şeffaf ve güvenilir bir şekilde yönetmelerine yardımcı olur. Bu, finansal piyasaların güvenini artırabilir ve yatırımcıların riskleri daha iyi değerlendirmelerine imkan tanır.

Ekonomik Stabilite: Makroihtiyati tedbirler, ekonomik dalgalanmaların etkilerini azaltmayı amaçlar. Dövizle borçlanma ve döviz kuru riskini kontrol altında tutarak, ekonomik istikrarın korunmasına katkıda bulunabilir. BDDK'nin kredi sistemine ilişkin bu kararı, finansal istikrarı sağlama, kaynakların verimli kullanılmasını teşvik etme ve ekonomik istikrarı koruma amacı taşır. Şirketlerin belge sunma ve bağımsız denetim gereksinimlerine uygun davranmaları, kredi kullanım sınırlamalarının kaldırılması için önemli bir adımdır ve bu şekilde daha fazla şirketin krediye erişim sağlanabilir.


Bu karar, özellikle döviz pozisyonundan dolayı kredi alamayan şirketlere yönelik önemli bir değişikliği içermektedir. İlk olarak, 2022'de alınan kararlar hatırlatılarak, bağımsız denetime tabi şirketlerin yabancı para (YP) nakdi varlıklarının belirli bir sınıra ulaştığında yeni TL cinsinden kredi kullandırılmaması kararı alındı.

Ancak, bu kararın uygulanmasında eksik belge veya bağımsız denetim beyanı eksikliği nedeniyle bazı şirketler kredi kısıtlamalarıyla karşı karşıya kaldı. BDDK, bu şirketlere bir fırsat sunarak, belirli koşulları yerine getiren şirketlerin kredi kısıtlamalarını kaldırma hakkına sahip olduğunu açıkladı. Bu koşullar, eksik belgelerin düzeltilmesi, bağımsız denetim beyanının gerçeğe uygun hale getirilmesi ve belirli sınırlamaların taahhüt edilmesini içermektedir.

Bu kararın temel amacı, finansal piyasaları istikrar altına almak ve kaynakların daha etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Aynı zamanda, şeffaflığı ve güvenilirliği artırarak ekonomik istikrarı desteklemektedir. Bu adım, şirketlerin finansal yönetimlerini daha sağlam temellere oturtmalarını teşvik ederken, ekonomiye krediye daha kolay erişim sağlamaktadır. BDDK'nin bu kararı, finansal istikrarın ve ekonomik büyümenin sürdürülmesine yönelik önemli bir adımdır.

Editör: Kader GÜL