Amerika Birleşik Devletleri, Müslüman Kardeşler'in Mısır, Lübnan ve Ürdün kollarını terör örgütü olarak tanımladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bu kararın Müslüman Kardeşler'in şiddet ve istikrarsızlık eylemlerini durdurmak amacıyla yürütülen çabaların ilk aşamalarını yansıttığını belirtti. Rubio, "ABD, Müslüman Kardeşler'in terörist faaliyetlerde bulunmasını veya terörü desteklemesini önlemek için tüm imkanlarını kullanacaktır." şeklinde vurguladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Müslüman Kardeşler'in Lübnan'daki kolunu "Yabancı Terörist Örgüt" olarak tanımlarken, lideri Muhammad Fevzi Takkuş'u da "Özel Olarak Tanımlanmış Küresel Terörist" olarak kaydetti. Ayrıca, ABD Hazine Bakanlığı, örgütün Mısır ve Ürdün'deki kollarını Hamas'a maddi destek sağladıkları gerekçesiyle "Özel Olarak Tanımlanmış Küresel Teröristler" listesine dahil etti.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Başkan Donald Trump'ın talimatları doğrultusunda Müslüman Kardeşler'in kollarının terör örgütü olarak sınıflandırılması için adımlar atıldığını ifade etti ve bu örgütün terör eylemleriyle ilgili uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Bessent, "Bu örgütü finansal sistemden koparmak için kararlılıkla mücadele ediyoruz." dedi.
Bessent, "Bu yönetim, Amerikan halkının güvenliğini sağlamak amacıyla terörist ağları her yerde yok etmek ve yenilgiye uğratmak için tüm yetkilerini kullanacaktır." açıklamasında bulundu. Hazine Bakanlığı'nın açıklamasında, Müslüman Kardeşler'in Hamas'a önemli maddi destek sağladığı ve bu örgütün Müslüman Kardeşler'den ilham aldığı ifade edildi. Ayrıca, Mısır'daki Müslüman Kardeşler ve Hamas'ın olası terör faaliyetleri konusunda iş birliği yaptığı vurgulandı.
Ürdün'deki Müslüman Kardeşler'in de Hamas'a destek verdiği, yurtdışındaki kuruluşlarla iş birliği yaparak roket, patlayıcı ve insansız hava aracı üretimi faaliyetlerinde bulunduğu belirtildi. Bu unsurların yasadışı yollarla para toplayarak bu çalışmaları desteklediği kaydedildi.
ABD'nin kararı üzerine Müslüman Kardeşler'in Mısır'daki kolu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, örgütün şiddete karşı olduğunu belirtti. Örgüt, ABD'yi hiçbir zaman tehdit etmediklerini ve Trump yönetiminin terör listesine alma kararına yasal yollarla itiraz edeceklerini duyurdu.
Açıklamada, "Bu tanımlama hem gerçeklerden uzak hem de kanıtlarla desteklenmiyor. Bu, özellikle BAE ve İsrail'in ABD'ye uyguladığı baskıların bir sonucudur." ifadesine yer verildi. ABD, Müslüman Kardeşler'in üç kolunu terör örgütleri listesine alarak Arap müttefikleri, İsrail ve Cumhuriyetçi senatörlerin beklentilerine yanıt vermiş oldu.
Müslüman Kardeşler (İhvan el Müslimin), 1928 yılında Mısır'da Hasan el Benna tarafından kurulmuştur. İslamcı hareket olarak özellikle Arap Baharı döneminde Müslüman dünyasında önemli bir güç kazanmıştır. 2012'de Mısır'da, Hüsnü Mübarek'in devrilmesinin ardından Muhammed Mursi'nin cumhurbaşkanı seçilmesiyle kısa bir süreliğine iktidara gelmişlerdir. Ancak bir yıl sonra Abdulfettah es-Sisi'nin darbesiyle Mursi görevden alınmıştır. Bu süreçten sonra Müslüman Kardeşler Mısır'da terör örgütleri listesine dahil edilmiştir.
Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Müslüman Kardeşler'i bastırmak ve tasfiye etmek için uzun yıllardır çaba göstermektedir. ABD'nin bu yapılanmaları terör örgütleri listesine alması için baskı yapmışlardır. Mısır, Trump'ın Kasım ayında yayımlanan kararnamesi sonrasında bu adımları memnuniyetle karşıladığını açıklamıştır.
Uzmanlar, ABD yönetiminin son hamlesinin Müslüman Kardeşler ile derin ve köklü ideolojik yakınlığa sahip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için de önemli bir mesaj olduğunu düşünmektedir. Mısır başta olmak üzere birçok Arap ülkesinde Müslüman Kardeşler üzerindeki baskının artması nedeniyle bu örgüt ile bağlantılı işletmeler, medya kuruluşları ve hayır kurumları Türkiye'de faaliyet göstermektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arap Baharı sürecinde Müslüman Kardeşler'e verdiği destekle dikkat çekti. Mursi'nin devrilmesinin ardından Erdoğan, darbeci yönetime karşı en sert tepkileri gösteren liderlerden biri olmuştur. Ancak son yıllarda Erdoğan, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerini düzeltme yönünde adımlar atmaktadır.
ABD'nin bu örgütleri terör örgütleri listesine almasının bazı kritik sonuçları bulunmaktadır. Bu örgütlerin ve yapılanmaların ABD'deki tüm varlıkları ve mülkiyetleri dondurulacak. Yaptırım ihlalleri cezai yaptırımlarla sonuçlanacaktır. Yabancı finans kurumları, belirlenen kişilerle işlem yapmaları halinde ikincil yaptırımlara maruz kalacaklardır.
George Washington Üniversitesi'nin Aşırılık Programı'nı yöneten Müslüman Kardeşler uzmanı Lorenzo Vidino, ABD yönetiminin bu hamlelerinin Trump ile iyi geçinmek isteyen ülkelere baskı oluşturacağını belirtti. Vidino, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bu ülkelerin, "ABD tarafından terör örgütü olarak belirlenen kuruluşlara ev sahipliği yapmak istiyorlar mı?" sorusuna yanıt vermek durumunda kalacaklarını ifade etti.