Mobil
Gündem

Yargıtaydan Motor Arızası Olan Araç İçin "Gizli Kusur" Kararı

9 Ocak 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.
Bir süre sonra arıza vermeye başlayan araç, 10 ay içerisinde 7 defa "motor arızası" nedeniyle yetkili servise götürüldü.

Otomobil İle İlgili Tüketici Davası

Ankara'da yaşayan bir birey, 2021 yılında bayiden yeni bir araç satın aldı. Ancak, kısa bir süre sonra otomobilinde sorunlar ortaya çıkmaya başladı.

Otomobil, 10 ay içinde 7 kez "motor arızası" nedeniyle yetkili servise götürüldü. Sorunların devam etmesi üzerine, müşteri hatasız ve sorunsuz bir aracın kendisine verilmesini bayiden talep etti, ancak bu isteği yerine getirilmedi.

Dikkat: Araçla ilgili sorunlar devam ettiğinde, tüketicilerin haklarını bilmesi önemlidir.

Bu durumun ardından, müşteri aracın ayıpsız bir şekilde değiştirilmesi için Ankara 8. Tüketici Mahkemesi'nde dava açtı. Dava dilekçesinde, seyir halinde aracın elektriğinin kesildiğini ve motorun durduğunu ifade eden müşteri, "Aracın çalışabilmesi için kontak anahtarının kapatılıp açılması gerekiyor. Bu durum benim için katlanılabilir olmaktan çıktı." şeklinde açıklamalarda bulundu.

Mahkeme Kararı ve Gelişmeler

Davalı şirket, arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığını iddia ederek davanın reddedilmesini talep etti. Ancak, Ankara 8. Tüketici Mahkemesi davacıyı haklı bularak aracın ayıpsız bir şekilde değiştirilmesine karar verdi.

Mahkeme, iki farklı bilirkişi raporunu değerlendirerek arızanın üretim kaynaklı olduğunu belirtti. Kararda, "Gizli ayıplı sıfır kilometre araçtan beklenen faydanın elde edilemeyeceği" ifadesine yer verildi.

Önemli bilgi: Tüketici mahkemeleri, tüketicinin haklarını koruma amacı taşır ve bu tür davalarda haklı bulunma oranı yüksektir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda değişim kararını hukuka uygun bularak onayladı. Yargıtay kararında, otomobilin elektrik aksamındaki arızaların gizli ayıplı olduğuna dikkat çekildi ve mekanik-elektronik onarımın tek başına yeterli olmayacağı ifade edildi.

Kararda, söz konusu arızanın tekrar yaşanması durumunda hem davacının hem de kamu güvenliğinin tehlikeye girebileceği vurgulandı.