İçeriğe geç
13 Eylül 2026 Pazar

PTSD Ve Anksiyete Tedavisinde Umut: Bilim İnsanları Korkuyu Geçici Olarak Silmeyi Başardı

Hollanda'daki bilim insanları, beyin üzerinde uygulanan düşük yoğunluklu ultrason dalgaları ile korku tepkilerini azaltmayı başardı.

HMhaber-merkezi
Giriş: · Güncelleme:
Kaynak: Gazete Oksijen0 okunma0 yorum5 dk okuma
Paylaş
PTSD Ve Anksiyete Tedavisinde Umut: Bilim İnsanları Korkuyu Geçici Olarak Silmeyi Başardı
PTSD Ve Anksiyete Tedavisinde Umut: Bilim İnsanları Korkuyu Geçici Olarak Silmeyi Başardı Fotoğraf: Gazete Oksijen

Hollanda'daki bilim insanları, beyin üzerinde uygulanan düşük yoğunluklu ultrason dalgaları ile korku tepkilerini azaltmayı başardı.

Yeni Yöntemle Korku Tepkisi Üzerinde Kontrol Sağlanıyor

Bilim insanları, insan beyninin korku üretme mekanizmasını geçici olarak baskılayabilen yenilikçi bir teknik geliştirdi.

Radboud Üniversitesi'nin öncülüğünde gerçekleştirilen ve bulguları Science Advances dergisinde yayımlanan bu araştırma, düşük yoğunluklu ultrason dalgalarının korku tepkilerini doğrudan etkileyebildiğini gösterdi.

Bu çalışma, özellikle travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) ve anksiyete gibi, sürekli aktif kalan korku tepkileriyle karakterize edilen rahatsızlıkların tedavisinde önemli bir potansiyel taşımaktadır.

Araştırmanın Temel Yapısı: Amigdala

Araştırmanın merkezinde, beynin korku tepkilerinden sorumlu ana yapılarından biri olan amigdala yer almaktadır. Amigdala, tehlikeleri hızlı bir şekilde algılamaya ve bu deneyimleri hafızaya kazandırmaya yardımcı olur. Bu mekanizma, hayatta kalma açısından hayati öneme sahip olsa da, PTSD gibi durumlarda bireyin sürekli bir tehdit altında olduğu hissine kapılmasına neden olabilir.

Bu yapıyı hedef almak amacıyla bilim insanları, “transkraniyal ultrason stimülasyonu” adı verilen bir teknik kullanmıştır.

[enews-info]Ultrason dalgaları, belirli beyin bölgelerinin aktivitesini geçici olarak baskılayabilmektedir.[/enews-info]

Bu yöntemde, kafatasının dışından gönderilen odaklanmış ve düşük yoğunluklu ses dalgalarıyla belirli beyin bölgelerinin aktiviteleri geçici olarak engellenmektedir.

Araştırma çerçevesinde sağlıklı katılımcılar üzerinde kontrollü bir "korku öğrenme" deneyi gerçekleştirilmiştir.

Korku Öğrenme Deneyinin Aşamaları

Katılımcılara yılan görselleri gösterilmiş ve bu görüntüler hafif elektrik şoklarıyla ilişkilendirilmiştir. Amaç, beynin belirli bir uyarana karşı korku geliştirmesini sağlamak ve bu korkunun nasıl sürdüğünü değerlendirmektir.

Deneyin kritik aşamasında, katılımcıların amigdalası ultrason dalgalarıyla geçici olarak baskı altına alınmıştır.

Bu bulgular, yöntemin beynin öğrenme mekanizmasını değil, doğrudan korkuya bağlı duygusal bağlanmayı hedeflediğini ortaya koymaktadır.

Araştırmada dikkat çeken başka bir sonuç ise hafıza üzerindeki etkiler olmuştur. Amigdala aktivitesi baskılanan katılımcıların, yaşadıkları tehditleri hatırlarken daha az doğru değerlendirmeler yaptığı gözlemlenmiştir.

Katılımcılar, tehlikenin gerçekte olduğundan daha sık yaşandığını düşünme eğilimi göstermiştir. Bu durum, amigdalanın yalnızca korku üretmekle kalmayıp, aynı zamanda korkunun “dozunu ayarlayan” bir rol oynadığını göstermektedir.

[enews-warning]Bu yöntem henüz erken aşamada olup, klinik kullanıma geçmeden önce daha kapsamlı testlerden geçmesi gerekmektedir.[/enews-warning]

Araştırmacılar, yöntemin genel bir beyin uyarımı etkisi olup olmadığını test etmek için ikinci bir deney gerçekleştirmiştir. Bu aşamada hafıza ile ilişkili bir başka beyin bölgesi olan hipokampus hedef alınmıştır.

Ancak hipokampusa uygulanan aynı ultrason tekniği, korku tepkileri üzerinde herhangi bir değişiklik yaratmamıştır. Bu sonuç, elde edilen etkinin sadece amigdalaya bağlı olduğunu ve rastgele bir beyin uyarımından kaynaklanmadığını göstermektedir.

Klinik Kullanım Potansiyeli ve Etik Tartışmalar

Araştırmanın en önemli bulgusu, bu teknolojinin klinik kullanım potansiyeline işaret etmesidir. PTSD ve anksiyete bozukluklarında temel sorun, beynin tehdit ortadan kalksa bile korku tepkisini sürdürmesidir.

Ultrason temelli bu yaklaşım, teorik olarak önemli bir yenilik sunabilir. Ancak, uzmanlar bu tür bir teknolojinin yaygınlaşmasının beraberinde etik tartışmalar getirebileceğini belirtmektedir. Korkunun tamamen ortadan kaldırılması, bireyin tehlike algısını zayıflatabilir. Ayrıca hafıza üzerindeki olumsuz etkiler, tedavi süreçlerinde dikkatle değerlendirilmesi gereken bir risk olarak öne çıkmaktadır.

Buna rağmen, bu çalışma nörobilim alanında önemli bir eşik olarak değerlendirilmektedir. İlk kez, insan beynindeki korku tepkisinin dışarıdan, invaziv olmayan bir yöntemle doğrudan ve ölçülebilir biçimde modüle edilebileceği gösterilmiştir.

Sonuç olarak, “korkuyu kapatma” fikri hâlâ bilim kurguya yakın görünse de, bu araştırma bunun kontrollü ve geçici biçimde mümkün olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu durum, özellikle travma temelli ruhsal hastalıkların tedavisinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.

Türk Dünyasının Bilim Hafızası Bakü’de Yeniden Canlandıİlgili HaberTürk Dünyasının Bilim Hafızası Bakü’de Yeniden Canlandı
Paylaş

Düzeltme ve cevap hakkı — bu haberde şeref ve haysiyetinizi ihlal eden ya da gerçeğe aykırı bir husus olduğunu düşünüyorsanız, yayım tarihinden itibaren iki ay içinde başvurabilirsiniz.

Sesli Dinle

Bu ses, tarayıcınızın konuşma sentezi ile üretilir; insan sesi değildir. Sesin niteliği cihazınıza göre değişir.

Reklam Alanı

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Kalan: 500 karakter

Bu habere henüz onaylanmış bir yorum yok. İlk yorumu siz yazın; yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.

Bunlar da İlginizi Çekebilir