Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

3 Nisan 2026 Cuma İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

2025, Sağlık Personeli İçin Zorlu Bir Yıl Olarak Geçti

E
Yazar Medya
5 dk okuma 89 okunma Yayınlanma: 10 Ocak 2026 00:31 Güncelleme: 31 Mart 2026 09:01
2025, Sağlık Personeli İçin Zorlu Bir Yıl Olarak Geçti
2025, Sağlık Personeli İçin Zorlu Bir Yıl Olarak Geçti Foto: Yazar Medya

Sağlık Çalışanları İçin 2025 Yılı Kayıp Olacak

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 2025 yılının sağlık çalışanları açısından “kayıp yıl” olacağını ifade ederek, sağlıkta şiddet, şehir hastaneleri, 112 acil hizmetleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri gibi birçok konuda Sağlık Bakanlığı’nı eleştirdi.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde Açıklamalar

Ahmet Doğruyol, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle basın mensuplarıyla bir araya geldi. Sağlık sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Doğruyol, 2025 yılının sağlık çalışanları için ekonomik, mesleki ve güvenlik açısından kayıplarla dolu geçeceğini dile getirerek, uygulanan sağlık politikalarının hem çalışanları hem de halk sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti.

2025 yılı sağlık çalışanları için kayıplarla dolu bir dönem olacak.

Sağlık çalışanlarının ekonomik açıdan kayıplar yaşadığını vurgulayan Doğruyol, sağlıkta şiddetin önlenmesi için somut adımlar atılmadığını belirtti. “Maalesef 2025 yılı yine sağlık çalışanları adına kayıp yılı olmuştur. Ekonomik olarak büyük kayıplar vermiştir sağlık çalışanlarımız. Bugüne kadar sağlıkta şiddeti önleyeceğiz diye hep sözde ifadeler kullanılmıştır, fakat sağlıkta şiddetle ilgili hiçbir tedbir alınmamıştır. Örneğin, son olarak hastanelere konulan X-ray cihazları, oradaki güvenlik önlemlerinin artmaması nedeniyle etkisiz kalmıştır. Çünkü hastanede X-ray cihazlarından geçen bir hastayı özel güvenlik ekipleri arayamaz. Yani yasal olarak arama yetkileri yoktur. Bu nedenle X-ray cihazlarının bir anlamı kalmamıştır. Sağlık hizmetiyle ilgili herhangi bir önlem alınmamaktadır” şeklinde konuştu.

Tek Renk Forma Uygulaması

Sağlık çalışanlarının formalarının tek renk olacağına dair düzenlemeyi değerlendiren Doğruyol, “2025 yılındaki önemli sağlık gelişmelerinden biri de tüm sağlık çalışanlarının formalarının tek renk olmasıyla ilgili bir girişimdir. 1 Ocak 2026 itibarıyla formaların sağlık çalışanlarına ulaşacağı ifade edildi. Ancak 2026 yılının ortalarına geliyoruz ve henüz sağlık çalışanlarına ulaştırılmış bir forma yok. Hatta 2026 yılı 1 Haziran tarihinde zorunlu olacağı belirtildi. Biz bunun bir dayatmayla olacağını düşünmüyoruz. Renklerin ara renk olmaması, ana renkler olması ise aklımıza çeşitli sorular getiriyor. Elbette bir vatandaşın hastaneye girdiğinde doktoru, hemşireyi, teknisyeni ayırt etmesi önemli. Ancak ana renklerin getirilmesi gerçekten anlaşılır gibi değil” dedi.

Sağlıkta şiddet önlemleri yetersiz kalıyor.

Sendika olarak şehir hastanelerine karşı olduklarını yineleyen Doğruyol, “2025 yılında şehir hastanelerine ayrılan bütçe 125 milyar TL idi. Bu bütçe ile 81 ilde 500-600 yataklı eğitim araştırma hastanesi inşa edebilirdik. 2026 yılında şehir hastanelerine ayrılan bütçe yüzde 53 artışla yaklaşık 200 milyar TL olmuştur. Bu durum sağlık harcamalarındaki payın da çok fazla arttığını göstermektedir. Sağlık Bakanı'nın açıklamasına göre 2024 yılında özel hastanelerin sağlık harcamalarındaki payı yüzde 27’ye ulaşmıştır. Bu da önemli bir rakam. Ancak sağlık politikaları maalesef özelleştirmeye doğru kaymaktadır” ifadelerini kullandı.

Halk Sağlığı ve Hıfzıssıhha Kurumları

Sağlıkta ilerleme kaydedilmediğini savunan Doğruyol, “Sağlıkla ilgili konularda geri gittiğimizi düşünüyorum. Halk sağlığı önemlidir. Yakın zamanda Sağlık Bakanlığı, Sağlıklı Hayat Merkezleri’nde psikolog, çocuk gelişimci ve sosyal çalışmacı gibi branşların atamaları olduğunu duyurdu. Ancak vatandaşların yüzde 95’i bu merkezlerde bu branşların bulunduğundan haberdar değil. Sağlık Bakanlığı, bu bilgiyi tanıtmak yerine meslektaşlarına 'Cumartesi günü mesaiye gelin' gibi saçma bir yazı yayımladı. Bu tür uygulamalar kabul edilemez” dedi.

Doğruyol, şehir hastanelerindeki personel ihtiyacının genel olarak karşılandığını belirtirken, “Eğitim araştırma hastanelerindeki personelden daha iyi durumda genel itibarıyla şehir hastaneleri. Ülkemizde eğitim araştırma hastanelerinde yapılamayan bir şey yok. Şehir hastanelerinin özelliği yok. İzmir örneğinden gidersek, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan her şey şehir hastanesinde de yapılmaktadır. Sorun, yap-işlet-devret mantığıyla inşa edilmiş olmalarıdır. Eğer cebine para girme derdi olan birileri olmasaydı, Türkiye’de bir tane şehir hastanesi açılmazdı” şeklinde konuştu.

Cumhuriyet Dönemi Sağlık Politikaları

Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki sağlık politikalarının mükemmel olduğunu belirten Doğruyol, “Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki sağlık politikalarımız gerçekten mükemmelmiş. O dönemde sağlık evi ebelerimiz, köylerde kadınların sağlıkla ilgili danışabileceği önderlerdi. Hıfzıssıhha kurumlarımız vardı. Aşılarımız orada üretiliyor, ileri tetkik ve tahlillerimiz yapılıyordu. Ancak bu kurumları kapattık. Pandemi döneminde aşı dilendik. Eğer Hıfzıssıhhalarımız duruyor olsaydı, kendi aşılarımızı üretebilecektik” dedi.

Doğruyol, Sağlık Bakanlığı’nın sağlık hizmetlerini siyasi rant olarak gördüğünü ve bu yaklaşımın doğru olmadığını ifade etti. “112’nin asli görevi ölüm riski taşıyan vakalara müdahale etmektir. 112, ayağı ağrıyan bir vatandaşa gitmez. Acil durumlarda hizmet vermek için var. Ancak siyasi müdahaleler nedeniyle bu hizmetlerin aksaması söz konusu” diye ekledi.

“Bu plansızlıkların önüne geçilmesi gerekiyor. Sağlıklı Hayat Merkezleri’ni destekledik, her ilçede yeterli sayıda olmasını istedik. Ancak vatandaşları hastaneye göndermek yerine, ayaklarına hizmet götürmeyi amaçlamalıyız” şeklinde sözlerini tamamladı.

Etiketler

#sağlık çalışanları #Ahmet Doğruyol #sağlıkta şiddet #2025 yılı #şehir hastaneleri #112 acil hizmetleri #Sağlıklı Hayat Merkezleri #ekonomik kayıplar

Videolar