Almanya'nın Ekonomik Durumu
Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) tarafından gerçekleştirilen son hesaplamalara göre, Almanya'nın nominal gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) geçen yıl yaklaşık 5,1 trilyon dolara ulaştı. Bu sonuçla birlikte Almanya, ABD ve Çin'in ardından üçüncü sıradaki konumunu sürdürmeye devam ediyor.
Dünyanın En Büyük Ekonomileri Sıralaması
IW'nin verilerine göre, en büyük ekonomiler sıralamasında ABD, 30,7 trilyon dolarlık GSYH ile ilk sırada yer alırken, Çin 19,5 trilyon dolarla ikinci sırayı alıyor. Almanya'nın arkasında dördüncü sırada bulunan Japonya'nın geçen yılki GSYH'si ise 4 trilyon 431 milyar dolar olarak kaydedildi. Japonya, uzun bir süre boyunca koruduğu dünyanın 3. büyük ekonomisi unvanını 2024'te Almanya'ya kaptırmıştı.
Yapısal Sorunlar ve Rekabet
IW Ekonomi Araştırmaları Bölüm Başkanı Michael Grömling, yaptığı değerlendirmede, Japonya ve Almanya'nın benzer yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Küresel ölçekte artan korumacılık, yükselen gümrük tarifeleri, Çin'den gelen rekabet ve yaşlanan nüfus her iki ülkenin ekonomisi üzerinde baskı oluşturmaktadır. Grömling, "Almanya ve Japonya, uzun süredir daha dinamik bir büyüme gösteren dünyanın en büyük iki ekonomisinin gerisinde kalıyor." şeklinde bir değerlendirmede bulundu.
Grömling, Almanya'nın güçlü sanayi temeli, nitelikli iş gücü ve araştırma-geliştirme odaklı şirketleri sayesinde 2026 yılında da dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını korumasının muhtemel olduğunu belirtti. İki yıl süren zayıf performansın ardından, Alman ekonomisinin kamu yatırımları sayesinde bu yıl yüzde 1 büyümesini beklediklerini aktaran Grömling, ancak bu iyileşmenin sınırlı kalacağını ve ekonomik büyümenin temkinli bir seyir izleyeceği konusunda uyarıda bulundu.
Gelecek Projeksiyonları
Gelecek projeksiyonlarına da değinen Grömling, hızla büyüyen ve şu anda 1,5 milyarlık nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan'ın, on yılın sonunda Almanya'yı geride bırakabileceğine dikkat çekti. Ancak bu durumu bir kayıp olarak görmediklerini ifade eden Grömling, "Almanya bu değişimden fayda sağlayabilir. Güçlenen bir Hindistan pazarı, 'Made in Germany' markalı ürünler için ek satış fırsatları sunar. Bu nedenle Hindistan ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır." şeklinde belirtti.