Ankara Sanayi Odası 2025 Teknolojik Gelişmişlik Endeksi Raporunu Yayınladı
Ankara Sanayi Odası (ASO), İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi'nin 2025 yılına ait verilerini duyurdu. Geçen yıl başlatılan ASO – İLTEK projesinin bu seneki raporunda 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait veriler bir arada sunularak karşılaştırma olanağı sağlandı.
Proje Ekibi ve Raporun İçeriği
ASO – İLTEK projesinin liderliğini ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız üstleniyor. Proje ekibi, DPT kökenli Dr. Ahmet Dinçer ve Seda Aydın ile birlikte Ankara üniversitelerinden Prof. Dr. Nuri Yavan, Prof. Dr. İbrahim Semih Akçomak, Dr. Mustafa Ünsalan ve Dr. Serkan Bürken’den oluşuyor. Ayrıca, TEPAV Kalkınma Programı Direktörü Ekrem Cünedioğlu ve Buse Yılmaz da danışmanlık yapıyor. Rapor, 37 farklı değişken üzerinden illerin teknolojik gelişim düzeyini analiz ediyor.
ASO Başkanı'ndan Açıklamalar
ASO Başkanı Seyit Ardıç, basın toplantısında ASO – İLTEK'i bir yayın olmaktan öte, Türkiye'nin teknoloji yolculuğuna ışık tutan bir rehber olarak gördüklerini ifade etti. Ardıç, amaçlarının şehirleri yarıştırmak değil, kapasitelerini ölçmek, başarıyı görünür kılmak ve Türkiye'nin katma değerli üretime geçişini hızlandırmak olduğunu belirtti.
Ardıç, teknolojinin artık yalnızca ekonomik rekabet alanı olmadığını, aynı zamanda egemenliğin de dili haline geldiğini vurguladı. Yarı iletkenler, yapay zeka, savunma sanayi ve yeşil teknolojiler gibi konularda teknolojinin jeopolitik bir mesele haline geldiğini belirten Ardıç, Türkiye'nin küresel inovasyon endeksinde 139 ülke arasında 43. sırada, üst-orta gelir grubunda ise Çin ve Malezya'nın ardından 3. sırada yer aldığını aktardı. Türkiye'nin girişimcilik, pazar büyüklüğü ve üretim kapasitesinde güçlü olduğunu, ancak bilginin ticarileştirilmesi ve yüksek katma değerli teknoloji ihracatı konusunda daha fazla yol kat etmesi gerektiğini ifade etti.
Ankara'nın Teknoloji Üretim Üssü Olduğu Vurgusu
Ardıç, ASO – İLTEK sonuçlarının Türkiye'nin teknoloji üretim merkezi olarak Ankara'yı net bir şekilde gösterdiğini söyledi. Ankara'nın araştırma ve yenilikçilik kapasitesinin en yüksek olduğunu ve bu alandaki liderliğini güçlendirdiğini belirten Ardıç, Ankara'nın birinciliğini sadece üretim hacmi veya mevcut sanayi ölçeği ile değil, üniversite-kamu-sanayi iş birliği ve nitelikli insan kaynağı ile sağladığını vurguladı.
Ankara'nın toplam ihracatı içinde yüksek teknoloji payının %13,3 ile diğer büyük sanayi illerinin ve Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu aktaran Ardıç, Türkiye'nin kilogram başına ihracat değerinin 1,57 dolar, savunma ve havacılık sektöründe ise bu değerin 65 dolara çıktığını belirtti. Ardıç, bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu, insan kaynağını çekmek ve elde tutmanın kritik hale geldiğini ifade etti.
Yapay Zeka ve Robotik Gelişmeler
Proje Direktörü Mehmet Cansız, bu yılki araştırmanın temasının savunma sanayii olduğunu belirtti. Türkiye'nin savunma sanayiinde önemli başarılar elde ettiğini, ancak bu alandaki teknolojik yeniliklerin sivil ihtiyaçlara yönelik üretime dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Cansız, Türkiye'nin yapay zeka alanında geride kaldığını ve ülkenin büyüklüğü ile inovasyon kapasitesinin örtüşmesi gerektiğini ifade etti.
Rapor, teknolojik gelişim sıralamasında Ankara'nın birinciliğini koruduğunu, onu İstanbul, Eskişehir, Kocaeli, İzmir, Kayseri, Bursa ve Sakarya'nın izlediğini gösteriyor. Eskişehir ve Kocaeli, geçen yılki raporda en üst kategoride yer alırken, bu yıl daha alt bir kategoriye düştü. Kayseri, patent ve tasarım tescillerindeki başarısı ile 6. sıraya yükseldi. Niğde ve Iğdır ise sırasıyla 34 ve 30 basamak atlayarak 22. ve 42. sıraya yerleşti.
Türkiye'de 2016-2024 döneminde yapay zeka becerilerinin %198 oranında artış göstermesi, insan sermayesinin yetiştirilmesi açısından güçlendiğini gösteriyor. Ancak, net yapay zeka becerisi göçü Türkiye'nin öne çıkan sorunlarından biri olmaya devam ediyor. 2024 itibarıyla Türkiye, 48 ülke arasında yapay zeka becerileri açısından en çok net dış göç veren ülke oldu. Türkiye'nin ileri yapay zeka araştırmalarına katkısı ise sınırlı kalmış durumda.
Özel sektörün yapay zeka yatırımları açısından da Türkiye, öncü ülkelerin oldukça gerisinde kalmış durumda. 2023 verilerine göre, ABD özel sektör yapay zeka yatırımları 67,2 milyar dolar, Çin 7,76 milyar dolar, İngiltere 3,78 milyar dolar, Hindistan 1,39 milyar dolar iken Türkiye'de bu rakam 151,2 milyon dolarda kalmıştır.
Raporda, Türkiye'nin ulusal yapay zeka stratejisini somut eylemlere dönüştürmesi, AR-GE yatırımlarını artırması, veri paylaşımı altyapısını kurması ve yetenekli araştırmacıların ülkede kalmasını sağlaması gerektiği vurgulanmaktadır.