Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi.
Toplantının ardından Erdoğan, millete hitap etti.
2026 yılını büyük umutlarla karşıladıklarını belirten Erdoğan, dünyada, bölgede ve ülkemizde önemli olayların yaşandığı bir yılı geride bıraktıklarını ifade etti. Yeni yılın hem ülkeye hem de tüm insanlığa, özellikle mazlumlara hayırlar getirmesini temenni etti.
2025 yılı boyunca Türkiye'nin gelişimi için çaba gösteren herkese teşekkür eden Erdoğan, "Devletimizin varlığı ve halkımızın huzuru için canını veren kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize olan minnettarlığımı dile getiriyorum. Geçen hafta DEAŞ'lı teröristler tarafından şehit edilen 3 emniyet mensubumuza bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Şehitlerimizin her birinin metanet abidesi olan değerli ailelerine, ülkem ve milletim adına minnetlerimi sunuyorum." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin 86 milyon bireyi ve yurtdışındaki 7 milyonu aşkın vatandaşıyla büyük bir aile olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "Ankara'daki, Adıyaman'daki, Diyarbakır, Bursa, Trabzon, Tekirdağ'daki ve diğer tüm illerdeki vatandaşlarım neyse, dünyanın dört bir yanında yaşam mücadelesi veren milyonlarca kardeşimiz de canımızdan bir parçadır." dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
"Hangi siyasi görüşe, kökene veya mezhebe sahip olursak olalım, hepimiz bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon olarak kardeşiz, kaderdaşız, geçmişten geleceğe biriz ve beraberiz. 27 Aralık’ta vefatının 89. yıl dönümünde anacağımız İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif'in Safahat'ından çıkan şu mısralar bizim rehberimizdir. O büyük şair ne demiş: 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Bu bilinçle, tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılmalıyız. Elbette ki, bunu söylerken aklımızdan çıkarmadığımız bir gerçek var. Ne kadar büyük bir dağ olursa, başındaki duman da o kadar yoğun olur. Bizi ayırmak isteyenler, aramıza nifak sokmaya çalışanlar her zaman olmuştur ve olmaya devam edecektir. Bölgemizde kan deryasına çevirmek için çeşitli tuzaklar kuranlar, öncelikle bizi dışarıda bırakmaya çalışacak, fakat biz bu oyunlara inşallah gelmeyeceğiz."
Erdoğan, merhum Akif'in, "İttihat yaşatır, tefrika yakar öldürür" uyarısını akıllarından çıkarmayacaklarını ifade etti.
"Mehmet Akif'in, Kastamonu'daki Nasrullah Camisi'nde verdiği vaazın bir kısmını, özellikle ekranları başında bizleri izleyen genç arkadaşlarımın dikkatine sunmak istiyorum. Milli Mücadele'nin en zor günlerinde Akif, şöyle sesleniyordu: 'Milletler, topla tüfekle, zırhlı araçlarla, uçaklarla yıkılmaz. Milletler, ancak aralarındaki bağlar çözüldüğünde, kendi menfaatlerini düşünmeye başladıklarında yıkılır. Düşmanlarımızın bizden istediği ne bir vilayet ne de bir sancaktır; doğrudan doğruya başımızdır, devletimizdir.' Evet, bugün de, boylarına bakmadan, son derece kibirli bir tavırla Türkiye'ye parmak sallayanların bizden istediği, devletimizdir, vatanımızdır ve büyük Türkiye idealimizin gerçekleşmesini engellemektir. Aziz milletim bilsin ki, kim ne adına olursa olsun, milli birlik ruhuna zarar verecek bir tutum içindeyse, Türkiye'nin rakiplerine hizmet ediyor demektir. Ortak değerlerimize saldıran, aramızdaki bağı zayıflatmaya çalışan herkes, Türk milletinin dostu değil, düşmanıdır. Türk ve Türkiye düşmanlarının bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek ve orada gedik açmaya çalışanlara karşı daima uyanık olacağız."
Erdoğan, yıllardır farklı şekillerde mücadele edilen terör sorununu, Türkiye'nin ayağına vurulmuş bir emperyalist pranga olarak nitelendirerek, "DEAŞ, FETÖ, DHKP-C ve PKK gibi yasadışı yapılar bu amaçla kullanılmıştır." dedi.
"Kahraman güvenlik güçlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayisindeki atılımlarımızın ülkemize kazandırdığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında gerçekleştirdiğimiz tarihi reformlar ve milletimizin engin feraseti sayesinde terör belasından kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde açılan bu fırsat penceresini sonuna kadar değerlendireceğiz. 'Terörsüz Türkiye' sürecini kararlılıkla sürdürerek, 40 yıldır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu köklü bir şekilde çözeceğiz. İnşallah bunu da sabır, sağduyu ve huzur içinde gerçekleştireceğiz. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefe ulaşacağız."
2026 yılının ilk kabine toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, güvenlik, dış politika, ekonomi ve sosyal politikalar gibi birçok önemli konuyu detaylı bir şekilde ele aldıklarını ve milletin yararına olacak önemli kararlar aldıklarını ifade etti.
Son üç haftada millete hizmet konusunda neler yapıldığını paylaşan Erdoğan, 16 Aralık'ta barış, istikrar ve refah temalı 16. Büyükelçiler Konferansı'nda, dünyanın dört bir yanında devleti başarıyla temsil eden büyükelçilerle bir araya geldiklerini söyledi.
Erdoğan, belirsizliklerin arttığı ve çıkar çatışmalarının yoğunlaştığı mevcut küresel ortamda hem diplomatik alanda hem de diğer alanlarda güçlü bir şekilde varlık gösterdiklerini, hiç çekinmeden, eğilmeden ve bükülmeden, kimseye minnet etmeden ülkenin hak ve hukukunu her platformda cesaretle savunduklarını vurguladı.
"Ana muhalefetin lideri gibi yabancılardan beş dakikalık bir ilgi dilenmiyoruz, muhataplarımıza beş dakikalık bir görüşme için yalvarmıyoruz. Büyük bir milletin ve devletin mensubu olduğumuzun bilinciyle her yerde dik duruyoruz ama diklenmiyoruz. Biz ne kuru hamaset peşindeyiz ne de ucuz polemiklerle uğraşıyoruz. Biz, Türkiye Cumhuriyeti'ni dünya genelinde şanla, şerefle ve iftiharla temsil etmenin mücadelesini veriyoruz. Türkiye, her alanda dünyanın dikkatle, takdirle ve çoğu zaman hayranlıkla takip ettiği bir atılım gerçekleştiriyor. Bunun önünü kimse kesemeyecek. Yakın bir gelecekte inşallah daha güçlü, daha müreffeh ve her alanda daha itibarlı bir ülkede hep birlikte yaşayacağız.
```