Petrol Fiyatlarında Artış Beklentisi
Geçtiğimiz cumartesi günü ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı'nın kapanması, petrol fiyatlarının 100 dolara yükselebileceği endişelerini gündeme getirdi. Şubat ayını 73.12 dolardan kapatan Brent petrol, Ortadoğu'daki çatışmaların arz kaygılarını artırmasıyla hafta başında 77.6 dolara yükseldi. Dün de fiyat artışı devam etti; perşembe günü yüzde 3 artışla 83.2 dolara ulaşan Brent petrol, başlangıçta yüzde 0.4 düşüşle 82.9 dolardan işlem görse de gün içinde önce 89.4 dolara, ardından da yüzde 7’yi aşan bir artışla 91.51 dolara kadar yükseldi.
Çatışmaların Etkisi ve Uzman Görüşleri
Goldman Sachs, çatışmaların sona ereceğine dair herhangi bir işaretin bulunmadığını belirterek, petrol fiyatlarının daha da yükselebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bankanın analistleri, çatışmaların uzaması halinde petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aşma ihtimaline dikkat çekti. Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi ise Ortadoğu'daki savaşın birkaç hafta daha sürmesi durumunda Körfez'deki enerji üretiminin durabileceğini ve petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar yükselebileceğini ifade etti.
Benzer Durumların Global Etkileri
İran'daki savaş, Ortadoğu'daki petrol akışını olumsuz etkileyerek dünya genelindeki benzin fiyatlarını da artırmaya başladı. ABD'de benzin fiyatlarının yükselmesi, çatışmanın enflasyonist etkiler yaratma riskini artırdığı belirtiliyor. Avrupa'daki benzin vadeli işlemleri haftalık bazda yaklaşık yüzde 50 artarken, Asya'da yakıt fiyatları savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık iki katına çıkmış durumda.
Enerji Stoğu ve Acil Durum Yönetimi
İran'daki savaşın uzaması halinde enerji alanında oluşabilecek sorunlar, Avrupa Birliği Komisyonu'nda değerlendirildi. Toplantıya katılan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, acil durumlar için ayrılmış petrol stoğunun oldukça yüksek seviyelerde olduğunu vurguladı. Birol, “Şu anda stoğumuz oldukça güçlüyken, bunun piyasalara sunulması konusunda bir kararımız yok” dedi. Ayrıca, dünya ekonomisinin mevcut durumdan fazla zarar görmemesi için koordinasyon sağlamaya çalıştıklarını ifade etti.
Birol, “Sorun, üretim eksikliği değil, Hürmüz Boğazı'ndan geçişte yaşanan sıkıntıdır. Yani petrol bulunmuyor değil, taşınamıyor. Bu durum oldukça önemli” şeklinde konuştu.
Birol, Türkiye'nin enerji alanında alıcı bir ülke olması dolayısıyla krizin etkisinin artan fiyatlar üzerinden olacağını belirtti ve “Eğer sorun uzun sürerse enflasyonist baskı yaratabilir ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir” dedi.