Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

9 Mart 2026 Pazartesi İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Kabine Toplantısı Sonuçları Açıklandı: Gündemde Neler Var?

E
Yazar Medya
5 dk okuma 47 okunma Yayınlanma: 9 Mart 2026 21:52 Güncelleme: 9 Mart 2026 23:19
Kabine Toplantısı Sonuçları Açıklandı: Gündemde Neler Var?
Kabine Toplantısı Sonuçları Açıklandı: Gündemde Neler Var? Foto: Yazar Medya

Kabine Toplantısı sona erdi. Bugün gerçekleştirilen toplantıda, İran füzeleri ile KKTC’ye gönderilecek F-16’lar hakkında tartışmalar yapıldı. İşte bu önemli toplantının tüm ayrıntıları.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan noktalar...

Farklı senaryoları kapsamlı bir biçimde değerlendirdik. Konuşmama başlarken belirtmek isterim ki; Hükümet olarak 28 Şubat’tan bu yana tüm birimlerimizle hazırlıklıyız. Devletimizin tüm kurumları seferber durumdadır. Kriz yönetiminde tecrübeli kadrolarımızla gelişmeleri anlık olarak izliyor, hiçbir olasılığı göz ardı etmiyoruz. Önlem almayı ve dikkatli olmayı bir an bile ihmal etmiyoruz.

TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİ EN BÜYÜK HASSASİYETİMİZDİR

Amacımız öncelikle ülkemizi bu tehlikeden uzak tutmaktır. Türkiye’nin güvenliğini ve 86 milyon vatandaşımızın huzurunu sağlamak bu süreçte en büyük önceliğimizdir. Tek bir vatandaşımızın bile zarar görmesini istemiyoruz. Bölgemizdeki istikrarsızlığa katkıda bulunanlara rağmen, biz yangını daha fazla büyümeden kontrol altına almak için çaba sarf ediyoruz.

Değerli vatandaşlarım, bu mücadele sırasında ana muhalefetin liderinin, kimsenin önemsemediği ve kendi seçmeninin bile dikkate almadığı söylemlerini ibretle izliyoruz. Etrafımız ateşle çevrili, füzeler gökyüzünde uçmakta ve en küçük bir hata büyük sorunlara yol açabilirken, hâlâ tartışma peşinde koşan bu kişiyi bir kez daha aziz milletimizin aklına havale ediyorum.

Ancak, o kişi öyle iddialarda bulunuyor ki, milletimize olan saygımız gereği bazen yanıt vermek zorunda kalıyoruz. Herkesin görmesi gereken bir gerçek var ki; ana muhalefetin maalesef somut bir dış politika vizyonu yok. Diplomasi ve kriz yönetimi konusunda tecrübesi yok. Peki, bunun yerine ne var? Dış politikada sadece klişeleşmiş ifadeleri var. Orta Doğu ve İslam dünyasına dair önyargıları mevcut. Bilinçaltlarında sakladıkları karmaşık duygular var.

Bugün dış politikada bir vizyon ortaya koyamamaktadır. Türkiye’nin çıkarlarını merkez alan sağlıklı bir dış politika geliştiremiyor. Bunların dış politikası yalnızca eleştiri ve iftira üzerine kuruludur. Bu bakış açısı hem tehlikeli hem de sağlıksız bir yaklaşımdır.

Hepinizin de takip ettiğini düşünüyorum. Avrupa’dan Asya’ya birçok ülke, Türkiye’nin izlediği dengeli, ılımlı ve diplomasi odaklı politikasını övgüyle anıyor. Milletimiz bize oy versin ya da vermesin, kabinemizin nasıl dikkatli bir siyaset izlediğini fark ediyor ve bu konuda bizlere dua ediyor.

Fakat ana muhalefetin lideri, sürekli yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti hükümetini kötü bir durumda olmakla suçluyor. Açıkça ifade ediyorum: Böyle bir sorumsuzluk, böyle bir dikkatsizlik olamaz.

Aziz milletim, şunu herkes bilmelidir: Ne devletimiz ne de hükümetimiz asla bir acziyet içinde değildir. Türkiye Cumhuriyeti; diplomasi, savunma ve istihbarat alanlarında güçlüdür ve her türlü saldırıyı bertaraf edebilecek kapasiteye sahiptir. Ortada durumu kötü olan tek kişi vardır, o da ana muhalefet partisinin lideridir.

Belli yetenekleri dahi sergileyemeyen bu kişi ve arkadaşlarının “Biz iktidarda değilsek sorumlu davranmak zorunda değiliz.” tutumu, hem yanlış hem de bencilce bir yaklaşımdır. Daha önce “balıklar ürküyor” bahanesiyle füze testlerimizi eleştiren bir zihniyetten, bugün farklı bir tutum beklemiyoruz. Geçmişte, beş dakikalık bir görüşme için muhataplarına yalvaran, Batılı ülkelere “Sizin çıkarlarınızı en iyi biz koruruz.” diyerek selam çakan bir tutumdan farklı bir yaklaşım beklemiyoruz.

Yine de 86 milyonun emanetini taşıyan bir Cumhurbaşkanı olarak, tüm kötü sicillerine rağmen onlara şu çağrıyı yapmak istiyorum: Kendi siyasi geleceğini, mensubu olduğu milletin geleceğinin önünde tutanlar, ne bizim ne de milletimizin gözünde asla değer göremezler.

Bugün saçma söylemlerle siyasette yelkenleri şişirme, tartışma yapma ve başkalarına sataşma günü değildir. Bugün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar daha dikkatli olma günüdür. Gelin, siyasi fırsatçılığı bir kenara bırakın. Selden kütük kapma hesabını terk edin. Bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin. Hükümetimizin Türkiye’yi çevreleyen bu ateşten koruma çabalarına destek olmuyorsanız, en azından engel olmayın.

İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ İÇİNDEYİZ

Şu gerçeği bir kez daha hatırlatmakta fayda var: Türkiye; beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında, 13,5 yıl süren Suriye iç savaşında ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında olduğu gibi, İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın yanındadır. Çatışmaların diyalog yoluyla çözümünü savunmaktadır.

İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içindeyiz. Kriz daha fazla büyümeden bir çözüm bulmak amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüşme gerçekleştirdik. Dışişleri Bakanımız da 50’nin üzerinde telefon görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve diğer yetkililerimiz muhataplarıyla sürekli irtibat halindedir.

Hazine ve Maliye, Enerji, Ulaştırma ve Tarım gibi ilgili bakanlarımız da kendi alanlarındaki gelişmeleri dikkatle izlemektedir. Önceden de belirttiğim gibi, hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz. Krizin ekonomik etkilerini en az seviyede tutmak için dinamik bir süreç yönetimi ile gerekli önlemleri alıyoruz.

EŞEL MOBİL SİSTEMİNİ DEVREYE ALDIK

Attığımız adımlar sayesinde piyasalarımız sağlıklı bir şekilde işlemeye devam ediyor. 28 Şubat’tan bu yana Merkez Bankamız, Türk lirası ve döviz likiditesini etkin bir şekilde yönetmek üzere gerekli tedbirleri almıştır. Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini sağlamak için düzenlemeleri hızla hayata geçirmiştir.

Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki ani artışlara rağmen dezenflasyonun devam etmesi için gereken her şeyi yapıyoruz. Vatandaşlarımızı enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldık.

İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk mevcut değildir. Savaştan etkilenen 15 ülkedeki ticari ve ekonomik faaliyetler, ticaret müşavirliklerimiz ve ataşelerimiz tarafından dikkatlice izlenmektedir. İş insanlarımızın sağlık ve güvenlik durumlarında şu an için herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır.

Burada geleceğe dair umut verici bir haberi de paylaşmak istiyorum. Avrupa Birliği Komisyonu, yayımladığı son taslakta Avrupa Birliği menşe şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiğini belirtmiştir. Bunu olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın ilerleyen aşamalarda da sürdürülmesini umuyoruz.

Kıymetli basın mensupları, 28 Şubat’tan beri savunma ve güvenlik tedbirlerimizin güçlendirilmesi noktasında gereken her adımı atıyoruz. F-16’larımız, havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7/24 izliyoruz. Hava savunma harekât merkezlerimiz de aynı prensiplerle aktif durumdadır.

İRAN'A GEREKLİ İKAZLAR YAPILDI

Kara, deniz ve hava kuvvetlerimizle sınır güvenliğimizi her türlü hava ve arazi koşulunda yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz. 4 Mart’ta İran’dan fırlatılan ve Irak ile Suriye hava sahasını geçtikten sonra ülkemize yöneldiği tespit edilen füze, NATO tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Ardından İran makamlarına gerekli uyarılar yapılmıştır.

Ancak burada şu gerçeği açıkça belirtmek durumundayım: Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak son derece yanlış ve kışkırtıcı adımlar atılmaya devam etmektedir. Milletimizin kalbinde ve aklında derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza zarar verecek bir hesabın içine girilmemelidir.

Türkiye’nin yeri ve tavrı nettir. Ateşin daha fazla yayılmaması ve daha fazla kan akmaması için gösterdiği olağanüstü çabalar ortadadır. Bugünkü olay bağlamında yanlışta ısrar edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.

Gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle koordineli bir şekilde takip edecek ve güvenliğimizi pekiştirecek ilave önlemleri almaya devam edeceğiz.

Etiketler

#Kabine toplantısı #Erdoğan #Türkiye güvenliği #F-16 #KKTC #kriz yönetimi #istikrarsızlık #muhalefet lideri

Videolar