Bursa Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in 10 yıl öncesine dayanan gözaltı süreci sonrasında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Başkanlığı'nın belediye binası önündeki protestoları 3 gündür devam ediyor. Bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de katılımıyla, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız ve diğer CHP milletvekilleri, il başkanları ile siyasi parti temsilcileri eylemlere destek verdiler.
Mitingde ilk olarak CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, "Son sözü direnenler söyleyecek, Silivri zindanında direnenler son sözü söyleyecek" ifadesini kullandı.
Yeşiltaş'ın ardından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel kürsüye geldi.
“Bir yıl geçti, bir kuşatmanın altındayız. Bir kumpasla karşı karşıyayız ve darbecilere karşı adalet ve demokrasi mücadelesindeyiz. Daha önce ‘Bursa İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde bir araya geldiğimizde İstanbul’un iradesine sahip çıkıyorduk. Hep birlikte Cumhurbaşkanı adayımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşüne destek oluyorduk. Darbeciler durmadılar, yorulmadılar, milletin tepkisini duymadılar, utanmadılar ve darbeyi ülke genelinde yaymakta tereddüt etmediler. Antalya’ya, Adana’ya, Adıyaman’a ve diğer bölgelere bu darbeyi taşımaya çalıştılar. Şimdi sıra Bursa’nın iradesinde. Bugün bu tarihi kente sizlerin, seçtiğine sahip çıkarken, kimsenin hakkını yemeyen Bursa’nın hakkını korumaya da destek olmaya geldik. Bugün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey gözaltında. Yarın saatlerinde dördüncü gün dolacak. Kendisi görev yaptığı son dönemle değil; arada beş yıl boyunca aday olarak çalıştığı dönemle ilgili değil, yedi yıl öncesinden bir iftira ve kumpasla Bursa’nın iradesine el uzatanlar, Mustafa Bozbey’i bugün dördüncü gün emniyette tutuyorlar. 20 saat süren acımasız bir sorguyla onu yormaya, teslim almaya çalışıyorlar. Bu süreçte ona çelişkiler ve yanlışlar yaptırmaya çalışıyorlar. Buradan sonra savcılık aşaması ve umarız mahkeme aşaması olacak.”
“Günlerce uykusuz bırakılan, rahatsız edilen ve işkenceyle ifadesinde hata yaptırmaya çalışanların ellerindeki bilgiye güvenmedikleri; o iftiranın, iftiracıların kim olduğunu bildikleri çok açık. Peki bunu neden yapıyorlar? İki yıllık büyükşehir döneminde sürekli ‘Mustafa Bozbey AK Parti’ye geçecek’ şeklinde söylentiler yaydılar. Her seferinde bunu reddetti. Sürekli kendisine operasyon yapılacağına dair bilgiler ulaştırdılar, huzurunu bozdular. Sonra gelip ‘Ya AK Parti’ye katılacaksın, ya hapse atılacaksın’ dediler. Bugün Mustafa Bozbey gözaltındaysa bunun sebebi, AK Parti’den gelen tehditlere boyun eğmemiş olmasıdır. Şantaja teslim olmamış olması ve Aydın’daki sözde ‘topuklu efe’ gibi gidip de AK Parti’ye sığınmamış olmasıdır. Buradan vicdan sahibi tüm Bursalılara soruyorum. Mustafa Bozbey çağırıldığında AK Parti’ye gitseydi, tehdit edildiğinde korksaydı, sinseydi ve kendisine güvenmeseydi, bugün bu durumda olur muydu? İddia ediyorum; Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti’ye katılmayı kabul etse, bütün işler değişir; savcının tutumu değişir, kararlar değişir ve bir anda Mustafa Bozbey’in suçsuz olduğu kabul edilir. Bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur. Bu yalana, baskıya teslim olmayan ve bu darbecilerin oyunlarına gelmeyen, onlara boynunu teslim etmeyen Mustafa Bozbey’in sonuna kadar arkasındayız.”
Onların derdi, sandıkta alamadıkları belediyeyi hakimle, savcıyla almak. Bursa bu kumpası görüyor, yapılanı görüyor. Bursalıların vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyorlar. İşte rezaletin fotoğrafı budur. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Cuntacısın, darbe başısın dendiğinde kızıyorsun. Bu yapılan nedir? Bugün Bursa'da belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik incelediniz, hiçbir şey bulamadınız, bula bula bir iftiracı buldunuz, bir vakıf üzerinden kumpas kurdunuz. Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez. Günü geldiğinde bu hesabı Bursa'ya verirsin. Erdoğan'a söylüyorum, belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey, iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği bir isim oldu. Yani millet bir şey diyor, sen başka bir şey diyorsun.
“Burası Bursa ve burada Mustafa Bozbey geçtiğimiz seçimlerde yüzde 47 oy aldı. Yüzde 30’lu oylarla bütün partiler baraj altı kalmışken iktidara gelen, tek başına iktidarı bulan, o günden bugüne de iktidarda olanlara soruyorum. Üç kişiden bir kişinin oyuyla geldiniz, memlekette yıllarca iktidar oldunuz. İki kişiden birinin oyunu almış, memnuniyet anketlerinde yüzde 65’lere kadar tırmanmış, yaptığı hizmetlerle Bursa’nın gönlünde yer etmiş birisini, bu dönemine değil de yedi yıl öncesinden bir iftiracıyla içeri atmak ve hapsetmek, sonra meclis çoğunluğuyla 31 Mart 2024 günü alamadığın belediyeyi savcıyla almak, hakimle almak… Yazıklar olsun sizin demokrasi anlayışınıza. Bursa bu kumpası görüyor mu? Yapılanı görüyor musunuz? İşte karşınızda geçmişte hapse girince o mağduriyeti tepe tepe kullanan, geçmişte bir gün bile gözaltına alınmayan, nezarette tutulmayan, tutuklu yargılanmayan, cezası birinci kademede görülünce bile görevinde tutulup Yargıtay’da kesinleşince telefonla hapishaneye davet edilen birisi, bugün daha üzerinde yedi yıl öncesinden bir iftiracının iddiasıyla tutuklamaya ve meclisteki çoğunluğuyla belediye başkanlığını eline almaya çalışıyor. İşte rezaletin fotoğrafı budur. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. ‘Cuntacısın, cunta başısın, darbecisin’ denince kızıyorsun. Bu yapılan nedir? Bugün herkes biliyor ki eğer buradan belediye seçimlerinde belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik yapıldı son iki yıl, hiçbir şey bulunmadı. Yedi yıl öncesindeki beş yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi didik didik incelendi, hiçbir şey bulunmadı. Buluna buluna bir iftiracı bulundu. Bir vakıf üzerinden bir kumpas kuruldu. Şimdi Bozbey hapiste, AK Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne…”
“Buradan açıkça ifade ediyorum. Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez, bu millet iradesini teslim etmez. Kısa sürede bir sonuç alırsın ama günü geldiğinde bu yaptığının hesabını Bursa’ya verirsin. Bunun kurtuluşu yoktur. Erdoğan’a söylüyorum. Burada belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey, iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği, inandığı, tercih ettiği bir isim oldu. Öyle olunca millet bir şey diyor, sen başka bir şey diyorsun. Millet ‘Kararım budur’ diyor, sen ona direniyorsun. Unutma… Bu millet ne istersen yapar. Askere çağırırsın, gider. Evladını istersin, verir. Evladı tabutla gelir bayrağı sarılı, ‘Vatan sağ olsun’ der. Ama Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in kazanımı sandığına el uzattın mı o eli ittirir, buna kalkışana haddini bildirir. Bu arada bakın kimden bahsediyorum? Neden bahsediyorum? Bu belediye AK Parti’den alındığında 400 milyon dolar borçla alındı. Bunu duyan - duymayan kalmasın. Bugünkü parayla 17,5 milyar lira borç. İki sene geçti, bu borcun yarısı bitti. 17,5 milyar lira borç bırakan AKP bir tarafa… Hem de ‘Silkeleyin bunları, paralarını kesin. İflahlarını kesin, hizmet edemez, maaş ödeyemez, çöp toplayamaz hale getirin’ talimatına rağmen 17,5 milyar lira borcun yarısını ödeyen bir belediyecilik yapmışız.
AK Parti’den kalan SGK borçları ve vergi borçları… Bakın, borcu bunlar yaptılar; faiziyle birlikte parayı biz ödedik ve tamamı bitti. İki yılda 4 milyar lirayı aşan ulaşım yatırımı yapıldı gözünüzün önünde. 330 bin ton asfalt serildi gözünüzün önünde. 600 kilometre yol kaplandı gözünüzün önünde. Ulaşımda gece seferleri başladı siz istediniz diye. 7 milyar liralık yatırımla 820 kilometre içme suyu hattı döşendi evinizin önünde. 37 su deposu, beş gölet, sekiz sulama tesisi, üç atık su arıtma tesisi yapıldı gözünüzün önünde. 250 bin metrekare yeşil alan kazandırılarak Bursa’daki kişi başına yeşil alan miktarı 12,3 metrekareye çıktı. Karşılaştırma için söylüyorum. Esenyurt’u bunlar aldılar, 25 - 30 yıl yönettiler. Ancak aldık, şimdi kayyımla geri aldılar. Esenyurt’taki kişi başına yeşil alan yarım metrekaredir; yanı başındaki Ekrem Başkan’ın, Murat Çalık Başkan’ın Beylikdüzü’nde 10 metrekaredir; Bursa’da Mustafa Bozbey’in emekleriyle 12,3 metrekaredir.
“Soruyorum Bursalılara; Bursa yetmez. Memleketim Manisa’ya soruyorum. Trabzon’a soruyorum, Ekrem Başkan’ın memleketine. Erdoğan’ın Rizesine, Bahçeli’nin Osmaniyesine soruyorum. Sayın Davutoğlu’nun Konyasına soruyorum. Meral Akşener’in Kocaelisine soruyorum. Bütün başkanlarımızın memleketlerine teker teker soruyorum. Acaba bu kadar borç ödenip bu kadar hizmet yapılırken yolsuzluk mu yapılmış? Yoksa 400 milyon dolar borç bırakılırken ve sigorta ödenmezken, vergi ödenmezken 17,5 milyar lira borç yapılırken mi yolsuzluk yapılmış? Bir tarafta belediyeyi batıranlar, bir tarafta borcu kapatıp Bursa’yı ayağa kaldıranlar var. O yüzden özellikle Bursa’da CHP’ye değil, AK Parti’ye oy vermiş, MHP’ye oy vermiş ancak bu hizmetleri gören herkese sesleniyorum. Kent lokantaları, 10 binden fazla öğrenciye eğitim desteği, dokuz yeni ‘B Cafe,’ geri dönüşüm malzemeleri ile damla sulama borularının üretimi, 15 milyon metre damla sulama borusunun çiftçiye dağıtılması... Sütünden zeytinine, yerel üreticinin elinde kalan bütün ürünlerin alınıp değerlendirilmesi. Afet Koordinasyon Merkezleri, 42 mahalleye afet istasyonlarının kurulması, kentsel dönüşüm projeleri ve 62 özel gereksinimli bireyin istihdam edilmesi...”
“Bunların hepsi AK Partili, MHP’li vatandaşların da gördüğü, belediyemizin tıkır tıkır çalıştığı, borç ödediği, asfalt yaptığı, hizmet ürettiği ve tüm Bursa’nın gördüğü işler. Şimdi bunları durduralım, seçmediklerinizi geri getirelim. Yeniden borç yapsınlar, yeniden israf yapsınlar. Bursa’nın bıktığı işleri tekrar tekrar yapsınlar. Mustafa Bozbey de haksız yere hapiste yatsın… MHP’li, AK Partili Bursalılar; ben sizin Bursa’nın da evladıyım. Bursa’nın damadıyım. Bursalıları bilirim. Bursa’daki hiçbir vicdan bu alçaklığa sessiz kalmaz. Hiçbir vicdan sessiz kalmaz. Şimdi Mustafa Bozbey’in benden bir isteği vardı. Diyordu ki ‘Nisan ayında bir gün gel, Genel Başkanım. Çünkü çok açılışım birikti. Bu açılışları birlikte yapalım.’ Geçen gün haber yollamış avukatlarıyla, demiş ki ‘Genel Başkan nisan ortasında gelecekti, açılış yapacaktık. Ama beni aldılar, içeriye koydular. Ne olur, ne olmaz. Bir suçum yok. Ama sırf belediyeye çökmek için gelip de beni tutuklarlar, sonra da 3-5 ay yatarlar, sonra da çıkıp benim yaptığım işleri kendileri yapmış gibi anlatırlar. Açılış yaparlar. Genel Başkanım gelsin, ben buradayım. O orada. Açılışı yapsın, Bursalı kimin hizmet yaptığını görsün, kumpasa teslim olmasın.’”
“Bugün Mustafa Bozbey’in açılış için beni beklediği 29 hizmetin açılışını yapacağız. Bu otobüsün üstünde 103’üncü kez iradeye sahip çıkıyoruz. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik. Gün oldu ağladık. Gün oldu gülümsedik. Ama bu da nasipmiş ki dünya siyaset tarihinde ilk kez hizmetleri yapan polis tarafından sorgudayken, savcı sorgusu beklerken, gecenin bir yarısında, ama hizmeti alanlarla birlikte toplu açılış töreni yapıyoruz. Bu da tarihe böyle geçsin. Bize bunu yaptıranlar, yaptıklarından utansınlar. Bursa da bu hizmetlerle gurur duysun. Şimdi Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde ilk suyu veriyoruz. BUSKİ Genel Müdürü Erci...