Terörsüz Türkiye Sürecinde Kritik Eşik: Sınır Hattında Yeni Dönem
E
Yazar Medya
5 dk okuma
135 okunma
Yayınlanma: 27 Ağustos 2026 11:23
Terörsüz Türkiye Sürecinde Kritik Eşik: Sınır Hattında Yeni DönemFoto: Yazar Medya
Paylaş
Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki terör yapılanmalarının tasfiyesine yönelik süreçte önemli bir aşama geride kaldı. Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) bağımsız askeri yapısını sona erdirdiğini açıklaması, Suriye’deki güvenlik dengelerini değiştirirken Türkiye’nin sınır güvenliği açısından da yeni bir dönemin kapısını araladı.
SDG’nin Askeri Yapısı Sona Erdi
Suriye’de Beşşar Esad rejiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen görüşmeler sonucunda çeşitli mutabakatlar hayata geçirildi.
10 Mart 2025’te imzalanan mutabakatın ardından 29 Ocak 2026’da Ateşkes ve Entegrasyon Anlaşması ile kademeli devir süreci başladı. Bu sürecin son aşamasında SDG, 25 Ağustos 2026’da feshedildiğini duyurdu.
SDG bünyesindeki askeri, güvenlik ve idari yapıların Suriye Ordusu ile devlet kurumlarına entegre edilmesi kararlaştırıldı. Sınır kapıları, havalimanları ve petrol sahaları gibi stratejik noktaların da Şam yönetimine devredilmesiyle merkezi otoritenin bölgede güçlendirilmesi hedeflendi.
Türkiye Sınırında Terör Koridoru Planı
PKK’nın Suriye yapılanması PYD, 2014 yılında Suriye’nin kuzeyinde üç kanton oluşturduğunu ilan etmişti. Cezire ve Kobani kantonlarını Afrin ile birleştirme hedefi, Türkiye’nin güney sınırı boyunca kesintisiz bir yapı oluşturulması endişesini beraberinde getirmişti.
2016 yılında Menbiç’in SDG tarafından ele geçirilmesiyle birlikte bu bölgede Türkiye sınırına uzanan bir koridor oluşturulması ihtimali daha da belirginleşti.
Türkiye ise terör tehdidini kaynağında ortadan kaldırma ve sınır hattında güvenli bölge oluşturma amacıyla operasyonlar gerçekleştirdi. 24 Ağustos 2016’da başlayan Fırat Kalkanı Harekatı’nın ardından Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı operasyonları geldi.
Şam Yönetiminin Kontrolü Genişliyor
SDG’nin feshedilmesiyle birlikte Suriye’nin kuzeyindeki askeri ve idari yapıların merkezi hükümete devredilmesi, Ankara açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Süreç kapsamında SDG’nin önde gelen isimlerinden Ferhat Abdi Şahin’e Cumhurbaşkanı Danışmanlığı, İlham Ahmed’e ise milletvekilliği teklif edilmesi de siyasi entegrasyon adımları arasında gösteriliyor.
Suriye’de yaşayan Kürtlerin anayasal statüsü, temel hakları ve ana dilde eğitim gibi konuların da yürütülen mutabakat sürecinin önemli başlıkları arasında yer aldığı belirtiliyor.
Sınır Güvenliğinde Yeni Dönem
Ankara’daki değerlendirmelere göre SDG’nin feshi, Suriye krizinin başlangıcından bu yana yaşanan en önemli gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu adımın, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefinin yanı sıra bölgede terör yapılanmalarından arındırılmış bir güvenlik alanı oluşturulmasına yönelik sürece de katkı sağlaması bekleniyor.
Türkiye açısından temel hedefler arasında Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve güney sınırı boyunca Türkiye’ye tehdit oluşturabilecek paralel silahlı yapılanmaların engellenmesi bulunuyor.
1255 Kilometrelik Sınır Hattında Güvenlik Vurgusu
İçeride Terörsüz Türkiye süreci kapsamında yürütülen çalışmalar ile Suriye sahasındaki gelişmelerin birbirini tamamlayan iki süreç olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
Yayladağı’ndan Yüksekova’ya kadar uzanan ve Suriye ile Irak’ın kuzeyindeki bölgeleri kapsayan yaklaşık 1255 kilometrelik sınır hattında güvenlik boşluklarının giderilmesi hedefleniyor.
SDG’nin askeri yapısını feshederek Suriye devlet kurumlarına entegre olması, Türkiye’nin uzun süredir öncelik verdiği sınır güvenliği ve bölgesel istikrar hedefleri açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.