Mobil Uygulamayı İndir

Haberleri mobil uygulamamızdan takip edin!

14 Şubat 2026 Cumartesi İstanbul 4°C

Bildirimler

Sitemize Hoş Geldiniz

Güncel haberler ve son dakika gelişmeleri için bizi takip edin!

Şimdi

Zeynep Güneş'e Yapılan Hakaret, Tek Parti Dönemi Zalimliğini Yeniden Canlandırma Arzusudur!

E
Yazar Medya
5 dk okuma 50 okunma Yayınlanma: 14 Şubat 2026 09:03 Güncelleme: 14 Şubat 2026 11:15
Zeynep Güneş'e Yapılan Hakaret, Tek Parti Dönemi Zalimliğini Yeniden Canlandırma Arzusudur!
Zeynep Güneş'e Yapılan Hakaret, Tek Parti Dönemi Zalimliğini Yeniden Canlandırma Arzusudur! Foto: Yazar Medya

Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik hakaret, halkın Tek Parti döneminde maruz kaldığı ve bazı kişilerin ders almadığı için devam eden baskıcı tutumların bir yansımasıdır.

Giyim Kuşam Üzerine Devlet Müdahalesi

Türkiye'de devlet, 19. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren halkın giyim kuşamına müdahale etmeye başlamış ve bu süreç, cumhuriyetin ilk yıllarında zirveye ulaşmıştır.

Kıyafet devriminin temelleri İkinci Mahmud tarafından atılmıştır. 1826’da yeniçeri ocağının kaldırılmasının ardından inkılâplara girişilmiş, devlet memurları ve askerler geleneksel kıyafetler yerine batı tarzı ceket ve dar pantolon giymeye zorlanmıştır. Bu inkılâp, hükümdar tarafından zorla gerçekleştirilmiştir! Sonrasında İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden Cemal Paşa, 31 Mart olayının ardından Üsküdar Muhafızlığı’na atandığında, erkeklerin entariyle dışarı çıkmalarını ve kahvehanelere gitmelerini yasaklamıştır; bu yasak üzerine destanlar yazılmış ve şarkılar bestelenmiştir. Enver Paşa ise Birinci Dünya Savaşı sırasında kadınların etek boylarına müdahale etmiş ve topuklu etekleri yere kadar uzatmaları için emir vermiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında giyim kuşam konusundaki müdahaleler, toplumun sosyal yapısını etkilemiştir.

Devlet, kılık kıyafet konusuyla en yoğun şekilde cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleştirilen devrimler sırasında ilgilenmiştir. O zamanlar sağcı ve muhafazakâr olarak bilinen Peyami Safa bile, kadınların giyimini tavuğa benzeterek “Türk kadını yarı tavuk, yarı insan halinden kurtulacaktı” şeklinde yazmıştır!

Tek Parti Döneminin Kısıtlamaları

Tek Parti döneminde giyim ile ilgili yasaklamalar yalnızca erkekler için uygulanmış; erkekler şapka takmaya zorlanmış ve bazı kıyafetlerin giyilmesi yasaklanmıştır. Ancak kadınlar için resmi bir yasaklama olmamıştır.

Resmi olarak yasak olmasa da, kadınlara da birçok uygulama ile sınırlamalar getirilmiş ve bu yasakların başında çarşafın yasaklanması gelmektedir. Bu durum bazen zor kullanılarak bile gerçekleştirilmiştir.

Arşivlerde bu yasaklarla ilgili birçok belge bulunmaktadır; bu konuyla ilgili akademik çalışmalar da yapılmıştır.

Örneğin Prof. Dr. Önder Duman, Turkish Studies dergisinde 2018 yılında yayımladığı “İktidar ve Beden: Cumhuriyet Döneminde Çukurova ve Çevresinde Şalvar Yasağı” başlıklı makalesinde Adana ve çevresinde yaşanan zorlukları belgelerle ortaya koymuştur.

Mihalgazi Belediye Başkanı’na Yönelik Hakaret

Zeynep Güneş’e yapılan hakaret, Tek Parti zihniyetinin devam ettiğinin bir göstergesidir. Devlet, bürokrasi ve aşırı otoriter kişiler, yüz yılı aşkın bir süredir kadınların giyim kuşamı ile ilgilenmiş, beğenmedikleri şekilde giyinen kadınlara hakaretler yağdırmış ve istedikleri kıyafetleri bile parçalamışlardır.

Bugün burada, arşivlerde bulunan üç belgeyi paylaşmak istiyorum.

Bu belgeler 1934 yılına ait olup, ilk ikisi o dönem Aydın Valisi Fevzi Toker’in halka dağıttığı duyurulardır. Vali, Ege bölgesindeki kadınların o dönemde tarlada çalışırken veya dışarı çıktıklarında giydikleri “peştamal”ın Cumhuriyet döneminde yerinin olmadığını belirtiyor; “geri” ve “çirkin” olarak nitelendirdiği bu kıyafetle dışarı çıkmanın “iğrenç” olduğunu iddia ediyor ve halkı bu kıyafeti giymeye devam etmeleri durumunda peştemalları yırtmakla tehdit ediyor!

Son belge ise Aydın’da dokumacılık yapan Kuruzade Ahmet Şevki’nin 24 Nisan 1934’te Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa’ya gönderdiği, o dönem için cesaret örneği olan bir mektuptur. Ahmet Şevki, kadınların peştemal ve başörtüsünü “köhne adetleri sürdürmek” için değil, “zorunluluktan” kullandıklarını ifade ediyor; yazın toz, kışın ise yağmur ve çamurda çalışırken manto giymenin imkânsız olduğunu, ayrıca manto alacak paralarının da bulunmadığını belirtiyor. Vali’nin duyurularının, ülkede yeni başlayan dokumacılık faaliyetleri ile uğraşanların heveslerini kırarak ithal ürün kullanımını teşvik etmekten başka bir işe yaramadığını vurguluyor.

Ahmet Şevki, mektubunda Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben “Yüzümüz kapalı değildir. Bizim yüzümüzün aklığı ve alnımızın açıklığı, tarih boyunca gösterdiğimiz bağımsızlık mücadelesiyle sabittir ve bize yüzü kapalı demek ayıptır” diyerek cesaretini de ortaya koymuştur.

Ahmet Şevki’nin bu yazdıkları ile Zeynep Güneş’in “Bir anne evlâdının tesellisine kalmamalı. Benim oğlumun arayıp da ‘Anne bunlara üzülme’ demesi insanı üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor” ifadeleri arasında içtenlik açısından hiç bir fark yoktur!

Yazının başında da belirttiğim gibi: Malûm partinin zihniyetini temsil eden bu tür baskıcı uygulamalar ve zorbalıklar ne yazık ki bir türlü sona ermiyor, hâlâ devam ediyor!

Etiketler

#Zeynep Güneş #Tek Parti dönemi #giyim kuşam #devlet müdahalesi #Mihalgazi Belediyesi #kıyafet devrimi #Cemal Paşa #Enver Paşa

Videolar